Gönderi

10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 149. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 10:15
Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor Kitabın baskısını uzun zaman bulamamıştım. Telegram gruplarından pdf'ini buldum. Gerçekten okumaktan büyük keyif aldım. MUBİ'de "Yaşar Kemal Efsanesi" belgeseli var. Film muhtemelen bu kitaptan baya bir faydalanmış. Kitabı okuyanlar mutlaka bu belgeseli de izlesin. Yaşar Kemal'in çocuk diyebileceğim yaşlarda okudum. Sanırım bu ülkenin yetiştirdiği en büyük yazarı tekrardan okumam gerekiyor. Bu ülkenin yetiştirdiği diyorum; çünkü hayat hikayesini okuduğunuzda ne demek istediğim anlaşılır. Kurtuluş Savaşı'nda Van'dan bin bir zorluklarla Adana'ya göç eden bir ailenin çocuğu. Babası ile annesi arasında baya bir yaş farkı var. Çocukluğu etrafındaki insanlardan dinlediği masallar, hikayeler, ağıtlar, türkülerle geçiyor. Göç ederken yolda ölmek üzereyken bulup evlatlık aldıkları çocuk, ileride büyüyünce camide babasını öldürüyor. İnanılmaz bir dram. Yaşar Kemal, ilkokul mezunu. Hayata çok erken yaşta atılıyor. Çocukluğunu yaşayamadı diyenler de olabilir belki, ama ona göre asıl çocukluk belki de böyle yaşanmalıydı. Yaşadığı yoksulluğu okuyunca insan bu hayatta neler başarabiliyormuş hayret ediyor. Arzuhalcilik yaparak geçiniyor, tarlalarda çalışıyor, kütüphanede çalışıyor, balık tutuyor, sokaklarda yatıyor, elinden her iş geliyor. Ama düşüncelerinden ve karakterinden dolayı hayatı hiç de kolay olmuyor. Öldürülmek isteniyor. Adana'dan Ankara'ya gidiyor. Oradan İstanbul'a gidiyor. O dönemde arkadaşım dediği insanlar Abidin Dino, Arif Dino, Orhan Kemal, Oktay Rıfat... Onlarla yaptığı entelektüel sohbetler, birbirlerine destek olmaları. Bunca yoksunluğa ve yoksulluğa rağmen Cumhuriyet gazetesinde işe giriyor. Çok başarılı röportajlara imza atıyor. Meşhur oluyor. Kendi deyişiyle istese çok zengin olur, kalantor gibi yaşayabilirdi. Ama o sosyalizm davasına, insanlık davasına adıyor kendisini. İşinden kovuluyor, hapse atılıyor, defalarca hakim karşısına çıkıyor. Yaşlandığında bile hâlâ mahkemelere gidip gelmeye devam ediyor. Tüm bu yaşadıklarına rağmen insanoğlundan ümidini kesmemesine, kin gütmemesine hayran olmamak elde değil. Son olarak ilk eşi Tilda Kemal (kızlık soyadı Serrero) ile olan evliliğine değinmek istiyorum. Böyle destansı karakteri olan insanların aşkı ve sevgisi de destansı oluyor. Hep imrenip, hayranlık duyarım. Yaşar Kemal gibi sıfırdan hatta eksi bakiyeyle hayata başlamış, fakir Anadolu çocuğu bir adam; soylu, zengin ve iyi eğitimli bir ailenin kızıyla evlenmiş. Kitapta okurken göreceksiniz. Öyle yoksulluklar çekmişler ki; eşi tüm bu olanlara rağmen ona destek olmuş. İstese çok daha iyi bir hayat yaşayabilirdi. Yaşar Kemal'in editörlüğünü yapmış. Eserlerini yabancı dillere çevirmiş eşi. Muazzam bir hayat arkadaşlığı. 50 yıl süren bir birliktelik. Belgeseli izlerken eşi Tilda'nın cenazesinde döktüğü göz yaşlarını görünce ister istemez siz de ağlıyorsunuz. Eğer bu dünyaya kim olarak gelmek isteseniz diye sorsalar söyleyeceğim isimlerden biri mutlaka Yaşar Kemal olurdu. Ölene kadar en iyi arkadaşı ve en sadık dostu olan eşi, ülke tarihinin en entelektüel ve onurlu insanlarıyla arkadaşlığı, sosyalizm mücadelesi, olumsuz koşullarda pes etmemesi, hayatı her şeye rağmen güzelleştirebilmesi, sevmekten vazgeçmemesi... Bu dünyadan bir Yaşar Kemal geçti, sözleri ve eserleriyle yüreğimizde yer edindi.
Edebiyat
Yaşar Kemal Kendini AnlatıyorYaşar Kemal · Toros Yayınları · 1993883 okunma
·
222 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.