Merhaba değerli 1000kitap dostları daha öncesinde de İçimizdeki Maymun kitabını okuduğum ve çok saygı duyduğum psikolog, primatolog ve etolog Frans de Waal 'un bu sefer Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki Miyiz? kitabıyla geldim. Bu kitap öyle bir solukta okunacak bir kitap değil ve ben de kitap evinde yeni işe başladığım için okuyamazdım zaten, ama her okuyabileceğim anda elimden bırakamadım. Dikkatle okumak gerekiyor gerçekten de, çünkü anlattığı şey bir iddia değil, uzun yılların gözlemi...
Kitap, temelde insan merkezli bakışın nazik ama kararlı bir şekilde sökülmesi. De Waal, hayvan zekasını insanın kopyası gibi sunmuyor, tam tersine zekanın tek biçimi olmadığını gösteriyor.
Bu kitap ve geçen aylarda okuduğum Darwin 'in Charles Darwinİnsanın Türeyişi kitabını yan yana getirince çok güzel bir zihinsel köprü kuruluyor. Bu iki muazzam bilim insanının, aynı nehrin iki farklı kıyısında konuşan sesini dinler gibi oluyor insan.
Darwin, İnsan Türeyişi'nde çok radikal bir şey yapmıştı. İnsanı, doğanın dışına değil, tam ortasına yerleştirmişti.
Zihinsel yetiler için bile keskin bir kopuş olmadığını, "FARKIN DERECE FARKI OLDUĞUNU" söylemişti. Bu o dönem için neredeyse entellektüel bir skandal. Çünkü insan aklını kutsal ve benzersiz bir sıçrama olarak görmek çok daha rahatlatıcıydı. Taktır edersiniz ki bir çoğu için hala öyle.
De Waal ise Darwin'in açtığı bu kapıdan girip şunu yapar gibi;
"PEKİ MADEM SÜREKLİLİK VAR, BİZ NEDEN HALA KOPUŞ VARMIŞ GİBİ DAVRANIYORUZ? " De Waal'ın çalışmaları, Darwin'in teorisini soyut bir iddia olmaktan çıkarıp günlük, gözlemlenebilir davranışlara indiriyor. EMPATİ,ADALET DUYGUSU, UZLAŞMA, HİYERARŞİ hatta SİYASET... Bunların hepsi insanın icadı değil; biz sadece bunları çok karmaşık biçimde sergiliyoruz.
Bu iki kitap arasında ince bir fark var sadece;
Darwin daha çok kökeni anlatırken, De Waal devam eden hikayeyi gösteriyor. Ve her iki kitap beraber okunduğunda ortaya şu çarpıcı tablo çıkıyor:
İNSAN, HAYVANLIKTAN KOPARAK DEĞİL; ONU İNKAR EDEREK KENDİNİ ÜSTÜN İLAN ETMİŞ. O İNKAR KIRILDIKÇA, (Kİ BİLİM İLERLEDİKÇE KIRILIYOR.) ÜSTÜNLÜK İDDİASI DA ÇATIRDIYOR. AMA TAMAMEN YIKILMIYOR, ÇÜNKÜ BU İDDİA SADECE BİLİMSEL DEĞİL; PSİKOLOJİK BİR DAYANAK, İNSAN KENDİNİ AYRI HİSSETMEYE İHTİYAÇ DUYUYOR.
Bugün artık "Hayvanlar da hissediyor mu? " diye sormuyoruz. "Nasıl hissediyorlar? " diye soruyoruz.
Bu küçük dil farkı bile zihinsel bir devrim.
Darwin bize şunu söylüyordu;
Biz özel değiliz, ama sıradan da değiliz.
De Waal ise ekliyor;
Özel olduğumuzu düşünmemiz, başkalarını küçümsememizi gerektirmiyor.
Bu iki bakış ile birlikte şunu fısıldıyorlar bize; insan olmanın değeri, üstünlükte değil; ilişkide yatıyor.
Diğer türlerle, doğayla, hatta kendi içimizdeki hayvan yanla kurduğumuz ilişkide...
Üzerine söylenecek çok, ama benden bu kadar. Gerisi sizde.
Keyifli okumalar dilerim. Kitapla kalın.