Doymakbilmez’i okuduğumda Eliza Clark’ın gençlerin sorunlarını en iyi anlatan yazarlardan biri olduğunu söylemiştim, Kefaret’i okuduğumdaysa en iyi olduğunu düşündüm. Bir suç hikayesinde, ergenlerin o bilinmez dünyasının içinde dolaştırıyor okuru. Sosyal medyanın ve oyunların gençler üzerindeki etkileri, zorbalığın her hali, grup psikolojisi, dahil olma arzusu vb. Böyle yazınca ne kadar tanıdık meseleler geliyor, ebeveynlerin yanılgısı da burada başlıyor işte. Bu kitabı dört sene önce okusaydım belki de bazı durumlarla daha iyi başa çıkabilirdim diye düşünüyorum. Kitap iki yıl önce yayımlanmış, bizde ise çok yeni.
Kefaret, Capote’nin Soğukkanlılıkla kitabının çağdaş bir varyasyonu. Üç genç kız bir arkadaşlarını katlediyorlar. Clark, Capote gibi bu cinayeti adım adım takip ediyor. Her karakteri detaylandırıyor, suçluların kurbanla ilişkilerinin çocukluktan başlayıp ergenlikte işlerin kontrolden çıkmasına kadar izini sürüyor. Suçun işlendiği kasabaya yerleşip insanlarla röportaj yapıyor. True Crime Podcastlerine, Tumblr paylaşımlarına, Wikipedia sayfalarına ve gazete haberlerine yer veriyor. Tıpkı Capote gibi gerçek olmayan detaylar uydurduğu için eleştiriliyor, hatta mahkemeye veriliyor. Ancak hepsi uyudurmaca:) Olayı araştıran gazeteci kurgusal bir karakter, diğer karakterler gibi. Capote bir gerçeği kurmaca gibi anlatmıştı, Clark ise bir kurmacayı gerçek gibi anlatıyor. Çok beğendim, hem değindiği meseleleri hem biçemi. Bu yılın en iyilerinden.
DoymakbilmezSoğukkanlılıklaTruman Capote
KefaretEliza Clark · Medusa Yayınları · 202543 okunma