SoğukkanlılıklaTruman Capote

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.234
Gösterim
Adı:
Soğukkanlılıkla
Baskı tarihi:
Mayıs 2004
Sayfa sayısı:
419
ISBN:
9789755702155
Kitabın türü:
Orijinal adı:
İn Cold Blood
Çeviri:
Ayşe Ece
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
20 yy. Amerikan Edebiyatının önemli ismi Truman Capote,Soğukkanlılıkla adlı kült romanında benzersiz bir kurgu ve anlatım ile gerçek bir öyküyü kaleme alır.

Cezaevinden çıkan iki suçlu, orta sınıf bir Amerikan ailesinin tüm bireylerini soğukkanlılıkla öldürürler. Capote, Kansas'ta 'nedensiz' işlenmiş en vahşi cinayetler olarak tarihe geçen bu cinayetlerin izini sürer. Ailenin yakınlarıyla, soruşturmayı yürüten dedektiflerle ve katillerle görüşür. Uzun bir araştırma döneminden sonra bu cinayetlerin öykülerini edebi bir anlatım ile kaleme alarak kurbanların ve katillerin yaşamlarını en ince ayrıntılarına dek okura sunar.

Kendisini olayın bir parçası olarak gören okur, kitabı bitirdiğinde bu cinayetlerin asıl sorumlusunun kim olduğuna karar vermekte zorlanır.

Capote'nin bu en önemli eseri "roman özellikleri taşımayan romanın" ve çağdaş "gerçek suç" hikayesinin öncü bir örneğidir.

Soğukkanlılıkla'nın okurlardan gördüğü yoğun ilgi üzerine Hollywood bu öyküyü iki kez sinema ekranına taşıdı.
Gerçek hayatı ve yaşanmış olayları anlatan kitapları her okur gibi bende çok beğenirim, ama bu kitap sadece cinayeti ve katillerin yakalanma süreçlerinin anlatıldığı bir kitap değil.

Konu itibari ile de çok ilgi çekici, yaşadıkları bölgede çok sevilen, mükemmel bir hayat yaşayan, ellerinden geldiğince çevresindeki insanlara yardimci olan 4 çocuklu bir aile clutterlar . Bir gün ailenin 4 üyesi vahşice katlediliyor, bu sakin bölgede yaşanan bu olay çevre halkı tarafından hayret ve korku içinde karşılanıyor. Yaşanan bölgede herkes bu olay sonunda tedirgin ve birbirinden şüphelenir hale geliyor. Bunun sonucunda araştırmalar ve yoğun çalışmalar ve bir tanığın ifadesi sonucunda katiller bulunuyor ve idam ediliyorlar.

Yazarın anlatım dili çok akıcı, kitap yazı puntosu açısından zorluyor biraz. Kitapta sadece cinayet ya da katillerin yakalanma süreci değil, bir çocuğun nasıl adım adım katil olduğu da objektif bir dille anlatılmış. Kitabı okurken sık sık şunu düşündüm, kötü ebeveyn sahibi olmak her bireyi katil mi yapar?

Mutlaka toplumdaki çoğu bireyin sevgisiz kaldığı, ebeveynleri tarafından şiddet gördüğü ya da terkedildiği, bulunduğu sosyal ortam tarafından dışlandığı zamanlar olmuştur. Tabi bunun sürekli olması kişilerin katil olması için yeterli bir sebep midir? Tartışılır.

Yaşantılar insanı hayattan uzaklaştırabilir, toplumdan soyutlayabilir, sahip olamadıkları mutluluklara sahip olmayan insanlara karşı nefret duymalarına sebep olabilir ama katil olması için bence yeterli sebep değildir, hele o kötü yaşantısına sebep olmayan hiç tanımadığı kişileri katletmesine sebep olamaz.

Katil olmak genlerde bulunan bir hastalık ki bununla ilgili geçmişte bir yazı da okuduğumu hatırlıyorum. Hiç tanımadığın 4 tane insanı vahşice katleden bu 2 kişinin hayatları çocuklukları en ince ayrıntısına kadar anlatılarak analiz edilmiş, ama hiçbiri bu katliam için gecerli sebep gösterilemez.

Konu itibariyle dikkatinizi çeken bir kitapsa tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
Uuuupuzuuuuun bir aradan sonra tekrar 1000kitap, tekrar inceleme!

Soğukkanlılıkla... Bir cinayet romanı için seçilebilecek en etkili isimlerden biri bence. Size de duygusuz, ardı ardına öldürmekten çekinmeyen seri katilleri hatırlatmıyor mu? Yani en azından çoğunuza :)

Dışarıdan bakıldığında gerçekten vahşice işlenmiş cinayetler ve bunların başrolü katiller, katillerin psikolojileri, onları bu suçlara iten çocukluk anıları, trajedileri...

Kitabı okuduğunuzda olayları iki taraftan da değerlendirebileceksiniz. Demek istediğim, kendinizi katilin yerine koyup 'Acaba böyle bir çocukluk geçirmiş, bu psikolojide birinin böyle davranması normal olabilir mi?' sorgulamasını yapmak. Yani size Soğukkanlılıkla'yı okutacak şey diğer cinayet romanlarındaki gibi merak değildir. Herkesin A olarak kabul ettiği bir şeyin B tarafını da görecek-anlayacak olmanızdır. Yazarın bu tavrı gerçekten takdir edilesi. Evet birçok cinayet romanı okuduk, dedektifler iş başındadır, cinayet çözülmeye çalışılır, deliller toplanır, şüpheliler sorgulanır, suçlu bulunur, hapse atılır. Fakat bana 'dışarıdan bakıldığında aslında soğukkanlılıkla işlenmiş bir cinayetin suçlusunun, bunları yapmasındaki insani problemleri, duygu durumunu' bu kadar sorgulatan başka bir kitap olmadı.


Sonrasında iki tarafımız var: Bir taraf kolay yoldan para kazanmak için öldüren caniler, diğer taraf ise ölen masumların öcünün idamla alınmasını isteyen caniler. Evet kitapta idam cezasının doğruluğunu da sorgulayacaksınız, evet iki taraf da cani. (en azından bence) Daha din adamları bile bunun doğruluğuna karar verememişken; altı sağlam yasalarla doldurulamamışken, insanın suçunu canıyla ödemesi. Zamanında diğerlerinin suç işlemesini engellemek hatta kısaca gözdağı vermek amacıyla verilen bu ceza, insan hayatını bu kadar değersiz kılarken nasıl suçları, cinayetleri azaltabilir? Neyse, bu sorgulamaları size bırakıyorum.


Olayın gerçek bir cinayet vakası olduğunu, yazarın Harper Lee ile birlikte Kansas'ta olayı gerçekten araştırdığını; aile bireyleriyle, dedektiflerle, mahkumlarla konuştuğunu, iki kez filme uyarlandığını da bilinceeee -
Okuyunuz, okutunuz.

Benzer kitaplar

Bülbülü öldürmek kitabının yazarı Harper Lee'nin çocukluk arkadaşı Truman Capote, Kansas'ta cezaevinden şartlı tahliye edilen iki kişinin 4 kişilik bir aileyi öldürmesiyle başlayan sürecin izini sürmüş bu kitapta.Gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme alınmış. Kitap boyunca isimleri geçen kişilerin yada yerlerin resimlerine bakma ihtiyacı duydum. Hep çocuklukta yaşanan travmalara bağlanır ya bu olaylar, katillerden biri sevgi dolu bir ailede ve iyi sayılabilecek şartlarda büyümüş diğeri ise tam tersi bir hayat sürmüş. Gelin görün ki ikiside katil. Nedensiz cinayet dedikleri türden bir cinayet. Yazar kitapta bazı mahkumların hayat hikayelerine de yer vermiş. Kitabı okuyunca insanda her an kendi başına gelebilecek kaygısı uyandırıyor ve acaba benim etrafımda da buna benzer insanlar var mı diye düşündürüyor. Kitap edebi bir tarzda değil ama cinayet romanları sevenler bu kitabı da seveceklerdir...
Bir gece yarısı ortada hiçbir neden yokken işlenen dört cinayetin romanı. Katillerin yaşadıklarına da yer veren bu kitabı okurken asıl suçun kimde olduğu düşüncesine kapılıyorsunuz. Yaşanmış bir olay olması okurken ayrıca etkilenmenize sebep olan bir durum.
Meraklıları için kitapla ilgili 1967 yapımı "İn Cold Blood" adlı olayı anlatan bir filmle kitabın yazılma sürecini anlatan 2005 yapımı "Capote" adlı bir film var.

"Capote" yi izledim. Kitaba yansımayan bazı noktaları ve özellikle kitapta bir katilin diğerine göre daha ön planda olmasının, ondan etkilenmenizin, idam mahkumu cani bir katile acıma duymanızın nedenini bu filmde izleyeceksiniz.
Capote'den okuduğum ilk kitap Soğukkanlılıkla. Üslubunu çok beğendim. Akıp gidiyor gözleriniz satırlarda bu sırada zihninizde kelimerle beraber yüzüyor.
Kitap gerçekte yaşanmış bir cinayeti anlatıyor ama polisiye bir kitap değil. Daha çok suç kavramını inceliyor ve suçluları irdeliyor.
İnsanların düş gücü bir kez harekete geçmeye görsün, onun kapılarını kapalı tutacak en sağlam kilit bile kırılıverir, çeşit çeşit korku içeri doluşur.
Sonsuzluk ne demek biliyor musun?
Bir kuşun kumsaldaki kum tanelerini tek tek okyanusun karşı kıyısına taşıdığını düşün. Kuş bütün kum tanelerini karşı kıyıya yığdığı zaman,
sonsuzluk daha yeni başlıyor olacak.
"..çünkü asıl düşmanın bir kurşun kadar yok edici olabilen bu kötü düşüncelerdir."
"Dört sanık da çocukluğunda anne ya da babasından ciddi bir şiddet görmüş... Çocuk kendisine acı veren uyarıcılarla onların üstesinden gelmeyi henüz başaramadığı erken bir dönemde karşılaşırsa benliği sağlıklı gelişmez ve ileriki yaşamında tepkilerini denetim altına almakta zorlanır."
Hayatta uğradığımız başarısızlıklarda başkalarının etkisi olduğunu düşünmeyi severiz, başarılarımızda payı olanları da sonradan unutmayı yeğleriz. Bu iki tavır, insana özgü, çok yaygın gözlemlenen tavırlardandır.
"Çok tutkulu bir adamsın; ne istediğini tam olarak bilemeyen, aç bir ruhun var. Herkesin birbirine benzemek için elinden geleni yaptığı bu çağda bireyselliğini korumak için mücadele ederken derin yaralar aldın. İki temel üstünde duran, yarım bir dünyada yaşıyorsun; temellerin biri kendini ifade etme yeteneğin, öbürü de kendini yok etme becerin. Güçlüsün, ama yüreğinin bir yerindeki çatlaktan bu güç akıp gidiyor. Bu çatlağı kapamayı başaramazsan gücünü tamamen yitireceksin, zavallı biri olacaksın. Bu çatlaktan ne sızıyor dışarıya, biliyor musun? Her an patlamaya hazır, tehlikeli, kocaman bir duygu balonu. Neden böyle bir balon büyüttün içinde? Yaşamlarından memnun, mutlu insanları görünce neden durup dururken sinirleniyorsun? Onları bu kadar çok küçümsemenin nedeni ne, niye onlari incitmek istiyorsun? Tamam seni anlıyorum, onların hepsinin aptal olduğunu düşünüyorsun, onları küçümsüyorsun; çünkü sen onlar yüzünden başarısız ve öfkeli biri oldun, onların ahlak anlayışları ve mutlu olma yöntemleri bu kocaman dünyayı yönettiği için sen onlara yenik düştün.Bu düşüncelerin beynini işgal etmesine izin vermemelisin, çünkü senin asıl düşmanın, bir kurşun kadar yok edici olabilen bu kötü düşüncelerdir. Kurşunlar, kurbanları seçip onları hemen öldürdükleri için çok acı vermezler.  Ama senin içinde yalnızca kurşun değil bakteriler de var. Bakteriler insanı birden öldürmezler; onu yavaş yavaş yıpratarak en sonunda bir ucubeye dönüştürürler bu ucubenin yaşamak için tek şansı vardır, o da küçümseme ve nefretle bilenmiş oklarını çevresine rastgele fırlatmaktır. Bir sürü şeye sahip olabilir bu ucube; ama hayatta hiç başarılı olamaz, çünkü kendi kendisinin düşmanı olduğu için sahip olduğu şeyler ile mutlu olmayı hiçbir zaman beceremez."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Soğukkanlılıkla
Baskı tarihi:
Mayıs 2004
Sayfa sayısı:
419
ISBN:
9789755702155
Kitabın türü:
Orijinal adı:
İn Cold Blood
Çeviri:
Ayşe Ece
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
20 yy. Amerikan Edebiyatının önemli ismi Truman Capote,Soğukkanlılıkla adlı kült romanında benzersiz bir kurgu ve anlatım ile gerçek bir öyküyü kaleme alır.

Cezaevinden çıkan iki suçlu, orta sınıf bir Amerikan ailesinin tüm bireylerini soğukkanlılıkla öldürürler. Capote, Kansas'ta 'nedensiz' işlenmiş en vahşi cinayetler olarak tarihe geçen bu cinayetlerin izini sürer. Ailenin yakınlarıyla, soruşturmayı yürüten dedektiflerle ve katillerle görüşür. Uzun bir araştırma döneminden sonra bu cinayetlerin öykülerini edebi bir anlatım ile kaleme alarak kurbanların ve katillerin yaşamlarını en ince ayrıntılarına dek okura sunar.

Kendisini olayın bir parçası olarak gören okur, kitabı bitirdiğinde bu cinayetlerin asıl sorumlusunun kim olduğuna karar vermekte zorlanır.

Capote'nin bu en önemli eseri "roman özellikleri taşımayan romanın" ve çağdaş "gerçek suç" hikayesinin öncü bir örneğidir.

Soğukkanlılıkla'nın okurlardan gördüğü yoğun ilgi üzerine Hollywood bu öyküyü iki kez sinema ekranına taşıdı.

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • Cengiz Subay
  • Zargana
  • Veysi Yavuz
  • Hatice
  • ibrahim
  • sercan gökalp
  • tülin cankurtaran
  • Öznur Kaplan
  • cicoretti
  • Pelin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%36.7
35-44 Yaş
%36.7
45-54 Yaş
%13.3
55-64 Yaş
%3.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.5
Erkek
%37.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (10)
9
%20 (5)
8
%20 (5)
7
%20 (5)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0