Merhaba dostlar, yılın son günlerinin son paylaşımlarına devam ediyorum.
Bugün @ozgurbalpinar kaleme aldığı @kronikcocuk_ tarafından yayınlanan @herayokuyanlarkulubu ve Merve tavsiyesiyle okuduğum #KEÇİÇOCUK kitabı ile geldim
Keçi Çocuk, mitolojik ve masalsı bir dille anlatılan, gençlerin keyifle okuyacağı bir roman.
Kitabı okurken Keçi Çocuk’la birlikte kendi kabuğumuzu kırıyor; korkularımıza rağmen bir amaç uğruna yola çıkmanın, bizi er ya da geç bir yere vardırdığını görüyoruz.
Kısa Özet
Pan, yıllar sonra Likya’da düzenlenecek tarihin ilk müzik yarışmasına katılmak için oradaydı.
Ancak insanlar ona hiç de sıcak bakmıyordu. Çünkü Pan diğerlerinden farklıydı; bedeninin üst kısmı insan, alt kısmı ise bir keçi gibiydi. Üstelik başında boynuzları vardı.
Apollon’la yeniden karşı karşıya gelmişlerdi. İkisi de en iyi oldukları şeyle, müzikle yarışacaktı.
Fakat bu yarışma adaletsizlikle doluydu. Pan ortadan kayboldu ve ondan bir daha haber alınamadı.
Yıllar yıllar sonra…
Bir dağ keçisi tarafından büyütülen bir çocuk bulundu. O, yaşadığı yerden ötesini hiç bilmiyordu. Bir gün yaralı bir kuş buldu ve onu iyileştirmeye çalıştı. Kuş uçup gittiğinde, korkularına rağmen dağın ötesine adım atmıştı. Böylece bilmediği dünyaya ilk adımını attı.
Yolu, bir keçi çobanı olan Habib ile kesişti. Çocuk ona flüt çaldı. Habib, ona bir isim verdi: Ozan.
Ozan, Habib’den dünya hakkında çok şey öğrendi. Günlerden bir gün Likya’da büyük bir müzik yarışması olduğunu duydu. Fakat talihsizlik bu ya, flüt çalma yeteneğini kaybetmişti.
Yeteneğini yeniden kazanabilmesi için bir yolculuğa çıkması gerekiyordu. Bu yolculuk onun için son derece korkutucuydu; çünkü bilmediği bir dünyaya atacağı ilk adımdı.
Ozan, bu yolculukta karşılaştığı insanlar ve yaşadıkları sayesinde kendini keşfedecek, korkularıyla yüzleşecekti.
Peki Likya’ya vardığında müziğine yeniden kavuşabilecek miydi?
#cigdemileokuyoruz