Çocuk istismarları hakkında durumsal farkındalık amaçlı yazılmış son derece önemli bir eser. Yeraltı edebiyatı gibi insanların var olduğunu bildiği ancak acı dolu olduğu için dile getirmediği, yokmuş gibi davranmasının önüne geçip bu saklanan, kanayan yarayı gözler önüne sermesi önemli.
Aile içi çocuk istismarında ailen bireylerinin gösterdiği tepkiler, cahilliğin gırla olduğunu, mağdur çocukların psikolojisi, fail bireylerin psikolojisi, olaydan sonra mağdur çocukların hayatı, süreç içinde yaşananlar ve bu süreç içinde çocukların nasıl korunması gerektiği, neler yapılması gerektiği, cezalar, adalet sistemindeki delikler, önlenmesi hakkında yapılması gerekenler, halk içinde bunun saklanmaması ve dile getirilmesi gerektiği, dünyada istismar vakaları vs bunları tek tek ne olduğunu yazmak gereksiz kitapta hepsi var okuyun öğrenin.
Kitap hakkında yapacağım bir eleştiri araştırmayı yapan Büşra Sanay çeşitli yetkililerle ya da psikologlar, avukatlar, hakim gibi bu istismar olaylarına yakından tanık olmuş kişilerle röportaj yaparken sürekli ensest kelimesini kullanıyor. Ensest aile içi gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişki anlamına geliyor. Yetişkin aile bireylerinde ve gönüllü olarak ilişki yaşamanın yasalar önünde hiçbir şekilde suç teşkil etmemektedir. Ensestin önüne nasıl geçilir diye bir soru sormak anlamsızdır. Bu şuna benziyor alkol kullanmak bir suç değildir. Suç olmayan bir şey de yasaldır. Yasal bir şeyin de önüne nasıl geçeriz demek suç teşkil eder aksine. Sürekli bir ensest kelimesi kullanıyor, alkol ün önüne nasıl geçeriz demekten bir farkı yoktur. Aile içi çocuk yaşta ve gönülsüz ilişkiler ise ensest olayından çok daha fazlasıdır. 2015 yılında bir röportajında ensesti nasıl önleriz sorusu soruluyor yine biz iyi niyet ilkesiyle hareket ederek yazarın gönülsüz ensest istismar olarak algılayarak okuyoruz. Aradan üç sene geçiyor ve aynı kişiye aynı soru soruluyor yani kardeşim 3 sene değil 10 sene sonra da sorsan aynı cevabı alacaksın hadi sordun tekrar tekrar bunu yazmanın ne anlamı var. Adalet sistemini ve hakimlerin iyi hal indirimi yapmasını eleştiriyor ve daha sonra bir hakimin bizzat kendisine bunu soruyor aldığı yanıtlar karşısında kendisi de tatmin olduğunu düşünüyorum. Hakimin açısından özel durumlar oluyor ve çocukları bu iyi hal indirimi ile kurtarabildiklerinden bahsediyor. Okuyunca anlayacaksınız. Ve 3 yıl sonra hala yazar başa sarıyor. 3 yıl sonra hala aynı soruyu soruyor iyi hal indirimi neden var şaka mısın yani 10 sene de geçse yazar bütün bu araştırmalardan hiçbir şey öğrenmeyecek sanırım 1 adım ileri gidememizin nedeni budur eğitimli sandığınız insanlar 1 adım yol alamıyor.
Kitabın konusu, amacı, uğraşlar vs alkışı hak ediyor. Herkesin okuması gerekli, okuduktan sonra artık bir çocuğun dile getiremediği şeyleri fark edip bir mağduru yaşadığı acılardan kurtarabilirsiniz.