Bu kitap Türkiye’nin neden bir türlü G7 içinde yer alan bir ülke olamadığını anlatıyor. Ama öyle "dış güçler bizi kıskanıyor" ya da "cahil Türkler" kolaycılığıyla değil. Yazara göre sorun tarihsel. Osmanlı’dan devralınan üretmeyen ekonomi, devleti kutsallaştırıp halkı edilgenleştiren yapı ve yukarıdan aşağıya dayatılan düzen, bugünkü geri kalmışlığın temelini attı. Cumhuriyet rejimi ile büyük bir devrim denendi ama her şeyi kökten değiştirecek zamanı ve toplumsal zemini bulamadı. Sonuç olarak modernleşmeye çalışıp tam modernleşemeyen, gelenekten kopup gelenekle de barışamayan bir ülke olduk.
Peki çözüm nasıl olmalı? Bu kitabı okuyan biri "bunları yaparsak 20 yılda süper güç oluruz" bir şey beklememeli. Yazar, Türkiye’nin neden geri kaldığını anlatmak asıl nedeni olduğu için nasıl kalkınacağı konusunda bilinçli olarak net bir çözüm vermiyor. Satır aralarından anladığım: Üretim temelli kalkınma, erken Cumhuriyet’in yarım kalmış halkçı-devletçi modele dönmek, Türkiye’deki burjuvazi sınıfını demokratik-üretken-ilerici hale getirmek, Batı’yı taklit ederek değil; Batı sanayisini kendi toplumsal yapımıza uygun hale getirmek şeklinde yorumlanabilir.
Özetle, bu kitabı okuduktan sonra Türkiye’nin geri kalmışlığını "coğrafya kaderdir" değil, bir dizi tarihsel-sosyolojik tercih ve zihniyet sorunu olduğunun farkına varıyorsunuz. "Cihangirane bir devlet çıkardık bir aşiretten" gazına kapılmadan, nerede çuvalladığımızı yüzümüze vuruyor. Okurken rahatsız olacaksınız çünkü anlattıkları hâlâ geçerli.
#278541008