Mihail ŞolohovKin ve Sevgi kitabında 2. dünya savaşının insanlık ve birey üzerinden etkisini; hem toplumsal hem de bireysel bir cepheden anlatım sağlamıştır. Bu anlatımı sağlarken kurduğu karakterin 2. dünya savaşının tam göbeğinde bulunmasından hareketle savaşın iğrençliğini göstermiştir.
2. Dünya savaşının bireyin üzerine etkisi bağlamında konuşacak olursak; kitaptaki kahramanın Nazi Almanyasındaki kamplar, yahudi ırkçılığı, slav milliyetçiliği gibi kavramları temel alarak savaşa bir rus gözünden bakarak anlatmıştır. Hatta cephelerdeki soğukluğu, açlığı ve kamp hayatını birinci ağızdan yaşıyor hissi vererek okuycuya sunmaya çalışmıştır. Belli yerlerde hem dili hem de anlatımı romantize ederek; okuyucunun duygusal ve merhamet iklimine de sızmıştır. Böylelikle yazarın Kin ve Sevgi kavramlarının yani iki tezat eylemin birbirinden doğduğunu göstermiştir.
Sonuç olarak; Mihail ŞolohovKin ve Sevgi 2. Dünya savaşında Rus birlikleri ve Nazi birlikleri arasındaki sadece metal çekişmeyi değil, duyusal ve duygusal frekanslarında birbirinden nasıl farklı olduğunu da göstermiştir.