Puan vermedi·504 syf.····Okunma: 18 Aralık 2025 16:59 Kardan Adam, Oslo’da ilk karla birlikte başlayan esrarengiz kayıpları ve bu kayıpların çevresinde şekillenen bir seri katil soruşturmasını anlatıyor. Dedektif Harry Hole, hem güncel vakalar hem de geçmişte cevapsız kalmış olaylar arasında bağ kurmaya çalışırken, roman soğuk atmosferi ve tekinsiz sembolleriyle okuru karanlık bir polisiyenin içine çekmeyi hedefliyor.
Roman, daha ilk anda kardan adam fikriyle ilgimi çekti. Masumiyet ve çocukluk çağrışımı olan bir imgenin karanlık bir polisiye hikâyenin merkezine yerleştirilmesi gerçekten etkileyici. İlk bölümlerde kurulan atmosfer, kışın soğukluğuyla birleşince merak uyandıran bir başlangıç yapıyor. Özellikle açılıştaki kaza sahnesi ve çocuğun annesine “öleceğiz” demesi, neredeyse paranormal bir gerilim hissi yaratıyor ve okuru “farklı bir polisiye okuyacağım” düşüncesiyle hikâyeye bağlıyor.
Roman ilerledikçe Harry Hole karakterinin klasik kahraman polislerden ayrılan, daha yorgun ve daha insani tarafı dikkat çekiyor. Olaylara yaklaşımı, mesleki refleksleri ve zaafları oldukça gerçekçi bir çizgide ilerliyor. Bu yönüyle kitap, fazla süslenmiş bir polisiye olmaktan uzak; daha ayakları yere basan bir anlatım sunuyor. Ancak bu gerçekçilik, başlarda artı bir özellik gibi dururken ilerleyen sayfalarda romanın temposunu aşağı çeken unsurlardan birine dönüşüyor.
Asıl sorun, hikâyenin gereğinden fazla uzaması. Olay örgüsü ilerliyor ama bu ilerleyiş ne aksiyonla ne de duygusal bir gerilimle destekleniyor. Bir noktadan sonra okurken şunu hissettim: Hikâye akıyor ama beni sürüklemiyor. Sanki katilin kimliği erken anlaşılmasın diye anlatı bilinçli olarak yayılmış; fakat bu yayılma yeni heyecanlar üretmediği için atmosfer giderek zayıflıyor. Hareketlenme hissi son 60 sayfada geliyor ve okurun bu noktaya kadar kendini ayakta tutması gerekiyor. Özellikle geçmişe dönülen ve sizi şok etmeyi amaçlayan bir sahne var ki, kitabı hayal kırıklığıyla bitirmeme neden oldu. (Spoiler vermeden söyleyebilirim: “Yalnızım” denilen o an. “Yok artık” dedim; insan en azından bu çocuğun bu yaşta, bu kışta arabayla buraya nasıl geldiğini, sonrasında yaşananları sorgular…)
Kitabı bitirdikten sonra, 2017 yılında beyazperdeye iyi bir oyuncu kadrosuyla uyarlandığını gördüm. Merak edip açtığımda ise ilginç bir şey fark ettim: Yıllar önce bu filmi açıp sıkıntıdan kapattığımı hatırladım; ki kolay kolay bir filmi yarım bırakmam. Filmin de aynı şekilde temposuz ve dağınık hissettirmesi, romanın yapısal sorunlarının görsel anlatımda daha da belirginleştiğini düşündürdü. Düşük IMDb puanının (5.2) tesadüf olmadığını, hikâyenin sinemada da benzer şekilde tökezlediğini fark ettim.
Sonuç olarak Kardan Adam, fikri ve atmosfer vaadi güçlü bir roman. Ancak bu vaadi taşıyacak sıkı bir kurgu ve tempo konusunda eksik kalıyor. Gerçekçilik arayan, ağır ilerleyen polisiyelerden hoşlanan okurlar için karşılığı olabilir; fakat sürekli diri kalan bir gerilim ve tempo bekleyenler için hayal kırıklığı yaratma ihtimali yüksek. Benim için rahatsız edici olan cinayetler değil, bu kadar iyi bir fikrin tam anlamıyla değerlendirilememiş olmasıydı.