Öncelikle kitaba başlarken çok karmaşık geldiğini söylemeliyim. Zaman zaman okurken birkaç sayfadan ileri gidemedim. Ama ilerledikçe o karmaşıklığın, hayatın kendisine vurgu yaptığını anlayınca hikaye aktı gitti. Yazar okuyucuyu, İstanbul-Finisterre arası farklı bir inanca ait, uzunca bir hac yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculukta umut var, acı var, az da olsa neşe var. Küçük yaştan itibaren, kalabalık yalnızlıklar içinde savrulup, şehirden şehire göçen, kendine ait hissettiği yeri ve varmak istediği yeri bulamayan Seher’in zor ama gururlu yolculuğu… Hepimizin yüreğine dokunacak türden bir hikaye. Aradığımız her neyse içimizde olduğunu söyledi bize o küçük kız çocuğu. Ölümün kıyısında yaşama tutunmak…
Ruhunun karanlığından kurtulmak isteyenlere tavsiyemdir… Nermin Yıldırım’a sevgilerimle