Öncekile zihnin boyutlarını , sezgisel ve analitik düşünceyi yakından tanımak isteyenler için güzel bir kitap. Fakat benim bakış açıma göre bilimsel kitapların o aşırı bilgi dolu, her şeyi formüle döken tarzı bazen
sıkıcı olabiliyor. Çünkü hayatta (genel geçer) denen kalıtsal kuralların her kişide aynı sonuçları vereceğine inanmıyorum. Herkesin zihin kapasitesi, yaşadığı hayatın gerçekliği ve ruhsal derinliği farklıdır, bu yüzden zihnin yapısı kişiden kişiye farklı tezahür eder. Yani kitap ne derse desin, insan zihni sadece teorik bir sistemdeğil, kişiye özel bir tecrübedir. Gelelim içerik kısmına, Kitap zihni ikiye ayırıyor: Sistem 1 tamamen otomatik pilot, günlük işleri düşünmeden, sezgilerle hallediyor. Sistem 2 ise işin ağır abisi; zor bir kararda veya karmaşık bir hesapta devreye girip enerji harcayan, analiz yapan tarafımız.
Kitaba göre Neden Yanılıyoruz?
Mesele şu ki; algılarımız mantığımızdan çok daha hızlı. Kitap, kararlarımızın aslında ne kadar önyargı ve dolu olduğunu yüzümüze vuruyor. Mesela, bir yoğurdun üzerinde %10 yağlı yerine %90 yağsız yazınca zihnimiz hemen ona tav oluyor. Yani sistem, bizi her an bir yanlışa sürüklemeye müsait..Ayrıca bu kitapta, kendi durumum olan hiperaktivite bozukluğu, en azından doktorumun vermediği bilgileride keşfettim.Bu durumun sadece bir istek' meselesi değil, zihinsel bir işleyiş farkı olduğunu görmek, kendi içsel süreçlerime daha farklı bir gözle bakmamı sağladı. Kitabın dili oldukça akademik ve yer yer sıkıcı , ekonomik ve psikolojik terimlere yabancı olmak o kelimeleri biraz araştırmak da benim vaktimi aldığı için yer yer bunaldım ve itiraf etmeliyimki ki bazı bölümleri atladım çünkü sabır isteyen bir kitap oldu yine de roman ve klasikleri okumaktan iyidir...Okuyacaklara umarım fikir olur Hızlı ve Yavaş Düşünme