Bu kitabı okumak için aşırı heyecanlıydım ilk başta. Kitabın ortalarına gelene kadar heyecanımı korudum fakat ortalara geldiğimde kitabın beklentimi karşılayamadığını düşünerek üzüldüm ve artık zoraki okumaya başladım. Sonra bir şeyler oldu; kötü şeyler. Bir kaza; nasıl olduğu bile hatırlanmayan bir kaza. Ve bu kaza, tüm bir yaz mevsimini unutturan bir hafıza kaybına neden oldu.
Cadence ile birlikte kendimizi kazayı hatırlamaya çalışırken buluyoruz çünkü kime sorsak o kaza hakkında kimse bize cevap vermiyor. Herkes, bize, kendi kendimize hatırlamamız gerektiğini çünkü eğer anlatırlarsa tekrar unutacağımızı söylüyor. Hatırladığımız ufak tefek şeyler ise hiçbir işe yaramıyor. Daha sonrasında bazı ufak tefek şeyler daha hatırlıyoruz ve onlarla birlikte bütünü birleştirebiliyoruz ve hatırlıyoruz. Sonuç; hatırladıklarımız bizi mahvediyor.
Beklentimi karşılamıyor demiştim ya size, beklentimin de üstündeydi...
Finali, ah o finali... Beni bitirdi, mahvetti. Şoktan şoka girdim finali okurken. Yorgan altında bildiğiniz hıçkıra hıçkıra ağlayarak bitirdim kitabı. Hâlâ da etkisinden çıkamıyorum. Keşke unutsam da tekrar okusam diyorum. Mükemmel ötesiydi. Ben kefilim, okuyun.
YalancılarE. Lockhart