Kaybolan Bağlar, gazeteci yazar Johann Hari 'nin kendisinin de uzun yıllar mücadele ettiği depresyonun altında yatan nedenleri ve olası çözümlerini bulmak üzere çıktığı yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Şahsi olduğu kadar toplumsal da olan, deneyimler kadar bilimsel olgu ve araştırmalara da dayanan bu hikâye, mutsuzluğumuzu kanıksamak ve ilaçlar yoluyla bastırmaya çalışmak yerine daha kalıcı, daha sağaltıcı çözümlere yönelebileceğimizi gösteriyor.
Kendi adıma birçok çıkarımda bulundum. Özellikle kaygı sorununu dönem dönem yaşayan biri olarak bu rahatsızlıklara olan bakış açım çok değişti. Kitap ile tanışmamı sağlayan Ebru Aykaç’a selamlarımı iletiyorum. Barış Engin Aksoy çevirisi ise kusursuzdu.
Kitaba dair en önemli çıkarımlarım şunlar;
Ruh sağlığı toplumsal olarak üretiliyor: Ruh sağlığının varlığı ve yokluğu her şeyden önce toplumsal bir gösterge ve dolayısıyla bireysel olduğu kadar toplumsal çözümler de gerektiriyor.
Çok uzun süredir kabilesiz ve bağlantısız yaşıyoruz. Hepimizin eve dönme zamanı geldi. bayabayaokur