Bu kitabı 9 gün gibi kısa bir zaman diliminde okuyup bitirdim. Başta her ne kadar gözümü korkutsa da okumaya başlayınca bırakmak istemeyeceğim bir kitap haline geldi. Tolstoy toplumsal olayları, aile dinamiğini, aşkı, sevgiyi ,ölümü ve insanın duygularını muhteşem bir şekilde aktarmış. Beni çok etkileyen bir kitap oldu. Bu kitapta aşkı, ihaneti, ahlaki değerlere rağmen aşkın ,tutkunun gücü gözler önüne seriyor. Anna toplumun ona atfettiği kadınlık rollerini reddetmiş kocası varken başka bir adama aşık olan bir kadın. Aynı zamanda aşkı için annelik görevinden de feragat eden bir kadın. Tolstoy, Anna’ya bir kadın olarak saygı duymamış olmasına karşın ölümü karşısında yasa boğularak ondan etkilendiğini saklayamamıştır ve yine Anna’nın ölümünü bir intiharla taçlandırmış, ancak bu şekilde erdemli bir insan olarak kadını düşünebilmiştir. Ona göre aldatan bir kadın erdemliliğini sürdürebilmek için ölmelidir. Ne diyelim! Anna’nın kendi kaleminden kâğıda mürekkep izleri olarak sıçrayıp dökülmesine dahi tahammül edemeyen erkekliğin yaşadığı buhranın eceliyle öleceği günlerin yakın olmasını umut edelim :) Lev TolstoyAnna Kareninafelekecr