Hyunam-Dong Kitabevi kapısından gireni hemen sarıp sarmalayan bir hikâye.
Sanki gerçek dünyadan küçük bir kaçış noktası, raflar arasında kaybolduğun, kahve kokusunun ağır ağır yayıldığı, herkesin kendince huzur bulduğu bir yer.
Bu kitap bana şunu öğretti; Hayat her zaman ağır olmak zorunda değil. Bazen karanlık gibi görünen şeylerin içinden de sıcaklık süzülüyor. Bir fincan kahve, bir sessizlik, bir kitap… ve insan kendini toparlamaya başlıyor.
Hyunam-dong sadece bir kitabevi değil; yavaşlamanın, nefes almanın, kendine iyi davranmanın hatırlatıcısı.
Okurken hem kaybolduğumu hem de kendimi bulduğumu hissettim.
Kitapları sevenlerin yolu er ya da geç buraya düşüyor.
Ve belki de hepimizin içinde böyle bir kitabevi zaten var...