Gönderi

Paylaşalım da bilgilensinler erkeklik ve kadınlığı ne belirler
Erkek çocuklara: kadının namusunun erkeğin üzerinde olmadığını, evin direğinin erkek olmadığını, bir kadının erkeğin malı olmadığını, kadının da özgür birey olduğunu, bedeni ve kendisi hakkındaki
Alıntı
Gönderi kullanım dışı
··2 alıntı·
6 +1'leme
·
19,3bin Gösterim
42 Yorum
O kadar iyi anlatmışsın ki. Anlamayan salak sanırım. Eline sağlık mükemmel bir ileti 💙
Teşekkür ediyorum dost , esenlikler 🙏❤️
Kadını istediği şekle sokamayan cehalet, onu yargılamayı seçer.. burada söz konusu şey cinsiyet değil “TOPLUMSAL CİNSİYETTTTT”
Yorumları görünce çıldırmıştım. Bu ileti ilaç gibi geldi var olun 🙏🏼
En etkili ilaç söz anlamayını “engelle geç.”
1 yanıtı göster
Bunun üzerine yazacak yorum bulamadım. Haklılığınız der susarım.
Daha fazlasını istiyorum. Daha fazlasını yazın lütfen, bu kadarıyla yetinmek istemiyorum.. toplum içerisinde daha fazla problem bulup dillendirelim. ❤️🙏 teşekkür ediyorum dostum
2 yanıtı göster
Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık .. Ama bu ülkede maalesef hala bosandığı için yargılanan ,tehdit edilen kadınlar var . Yaptığı yanlış seçimin bedelini ödeyen kadınlar . Bir evliliği ayakta tutmak için elinden geleni yapan kadınlar . Anneliği ,işi kadınlığı eleştirilen , üstünde hak iddia edilen ,mal muaamelesi görülen ,değerden ,sevgiden yoksun bırakılıp sonrada defolup gidince namus kavramı öne sürülüp hayatı zindan edilen kadınlar . Ülkenin kolluk kuvvetlerine şikayete gidince eski eşleriyle baristirilmaya çalışılan daha sonrasında şikayet etmeye bile korkan kadınlar . Serbest bırakılan onca mahkumun "nasıl olsa bende serbest birakilirim " düşüncesiyle hareket eden mahluklarla mücadele eden kadınlar . Kısacası birşeylere ses çıkarmak olmuyor bazen yetmiyor . Biz ne kadar bağırsak da duyulmuyor . Susalım o halde en azından yaramiz kanamaz . Dipnot : gerçek bir hayat hikayesinden birinci ağızdan anlatılmıştır 👍
Önceki 2 yanıtı göster
Teşekkür ediyorum dostum esenlikler 🙏❤️
Reklam
Bu mesele “erkek–kadın” diye iki kelimeye sığmayacak kadar derin; çünkü burada tartışılan şey cinsiyet değil, zihniyet. Kadınlar yüzyıllardır kendilerini korumaya, sakınmaya, susmaya, temkinli yaşamaya zorlanıyor. Etek boyu, gece saati, gülüşü, sessizliği, yüksekliği… Hep kadının üzerinden yürüyen bir denetim dili var. Oysa asıl soru çok daha basit ve çok daha can yakıcı: Neden erkeklere sınır, sorumluluk ve empati öğretilmiyor? “Erkek yapar” diye geçiştirilen her davranış, bir başka kadının hayatına bedel oluyor. Erkekliğin saldırganlıkla, güç gösterisiyle, kontrolle eş tutulduğu bir dünyada kadınların güvende olması mucizeye bırakılıyor. Sonra da mucize bekleniyor: “İyi erkekler de var.” Elbette var. Zaten mesele de tam burada başlıyor. İyi erkek olmak bir istisna değil, standart olmalı. Kadınlar korunmak istemiyor; özgürce yaşamak istiyor. Sürekli tetikte olmak zorunda kalmadan, “ya başıma bir şey gelirse” korkusuyla değil, “hayatımı nasıl yaşamak istiyorum” umuduyla yürümek istiyor. Bunun yolu daha çok ceza yazmaktan değil, daha çocukken verilen eğitimden geçiyor. Duygularını bastırmayan, hayır kelimesini anlayan, sınır tanıyan, eşitliği içselleştiren erkekler yetiştirmekten geçiyor. Bu bir “erkek düşmanlığı” değil; tam tersine, erkekliği de bu zehirli kalıplardan kurtarma çağrısı. Çünkü o kalıplar erkekleri de sakatlıyor: ağlayamayan, konuşamayan, duygusunu öfkeyle dışa vuran bireyler yaratıyor. Sonra herkes kaybediyor. Kısacası mesele kadınların kendini nasıl koruyacağı değil; erkeklerin nasıl insan olacağı. Kadınlar zırh kuşanmak zorunda kalmadığında, erkekler de yüklerinden arınmış olacak. Ve işte o zaman, gerçekten eşit, gerçekten güvenli bir dünya mümkün olacak. Bu bir lütuf değil, bir hak. Ve haklar sessizce beklenmez; yüksek sesle, cesaretle hatırlatılır.
Yorum için çok teşekkür ediyorum ❤️🙏
Eniz ☭
Eniz ☭
​Harika bir farkındalık yazısı olmuş gerçekten. Biyolojik cinsiyetin ötesinde, toplumun üzerimize giydirdiği o dar "rol modelleri" aslında her iki cinsi de nefessiz bırakıyor. Erkekliğin "sertlik ve tahakküm" üzerinden tanımlanması, sadece kadını ezmiyor; erkeğin de duygularını, merhametini ve özgün kişiliğini baskılıyor. ​Tarım devriminden bu yana süregeldiğini belirttiğiniz bu kalıpları kırmak, sadece kadınların değil, daha özgür ve adil bir dünyada yaşamak isteyen her bireyin sorumluluğu. Zihinsel bir evrim geçirmeden toplumsal bir dönüşüm bekleyemeyiz. Emeğinize sağlık, bu perspektifleri daha fazla konuşmaya ve "insan" paydasında buluşmaya ihtiyacımız var.🙏🏼
Dostum teşekkür ediyorum . Esenlikler 🙏❤️
1 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.