'Gerçekliğin sahte bir hayale bürüyen fantazmatik perdeyi aşarsanız, seçim kötüyle daha kötü arasında, toplumsal gerçekliğinaseptik, iktidarsızlığın yayvanlığıla kendini yok eden şiddetin fantazmatik Gerçek'i arasındadır.' bu sözden hareketle kitap gerçekliğin ve fantazinin bireyin ve toplumun üzerindeki etksi, sinema perdesine aktarılışındaki yıkımı ve psikolojik arka planda neliği ve nasıllığının sorgulanmasına kapı aralamaktadır. Bu bağlamda Slavoj Zizek görüngünün insan hayatı etkisi üzerine sav ve donleri David Lynch'in 'Kayıp Otoban' filmi bağlamında bir anlatı sunmuştur.
Slavoj Zizek 'kayıp Otoban' filmini başlıklar altnda incelemiş ve bu başlıkları psikanaliz ve sosyoloji bağıntılarıyla sinemanın, kadrajın, perdenin ve fantazmanın izleyici ve izlek denkleminde bağlamlarını hem incelemiş hem de eleştirel bir lisanla açıklamalrda bulunmaya çalışmıştır. Böylelikle 'Kayıp Otoban' filminin sadece bir kadraj gösteri olmadığı içindeki ana eklem mesajlar, toplumsal olgular, bireysel oluş-bozuluş tandemi ve teknolojinin gücü noktasında çıkarımlarda bulunmuştur. Bu çıkarımları yaparkende Sigmund Freud, Michel Foucault, Carl Gustav Jung, Jacques Lacan gibi yazarlardan da savlarını desteklemiştir. Buradan hareketlede filmin sadece bir görsel özelliği olmadığını, o görselliğin altında yatan epistemik ve statik olmayan davranışlarla algı-olgu oynuyla kişinin ve toplumun sosyal bağları hakkında söz sahibi olabileceğini de anlatısını sunmuşur.
Sonuç olarak; Slavoj ZizekGülünç Yücenin Sanatı: David Lynch’in Kayıp Otoban’ı Üzerine sadece bir analiz değil toplum ve birey topografisini, cinsel temalarını, arkeik tipolojilerini, psikolojik yönelimlerini eleştirel ve kümülatif bir biçemde anlatmıştır.