8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 18:04
Kahraman Stephen, Joyce’un daha sonra yazdığı ''Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi''nin ilk versiyonu. Yani aynı Stephen, aynı dertler, aynı İrlanda, aynı din baskısı, aynı ''ben kimim ve ne olacağım?'' sorusu. Ama anlatma biçimi bambaşka. Joyce bu kitabı yazarken henüz ne yapmak istediğini tam bilmiyor gibi. Stephen’ın ağzından sanat, estetik, din, felsefe üzerine uzun uzun konuşuyor; ama her şeyi fazla açık ediyor. Okura güvenmiyor ve alan bırakmıyor. Sanki ''bak, ben çok düşünüyorum'' demek ister gibi. Metin fazla geveze, fazla açıklayıcı, Stephen karakteri de biraz itici aslında; sürekli konuşan, kendini çok ciddiye alan, haklı olduğundan emin bir tip. Bir yazarın henüz kendi sesini bulamadığı dönem. Bugün bu kitap neden okunuyor peki, bence cevap şu: Joyce’un nasıl Joyce olduğunu görmek için. Yani büyük bir yazarın, kendi estetik ölçütlerine göre yetersiz olması ve onu yakmaya teşebbüs edip, ondan çok daha güçlü bir şey yaratabilmesini görmek inanılmaz öğretici. Kahraman Stephen, bir yazarın çalışma defteri gibi okunmalı. O yüzden ben bu kitabı okurken şunu düşündüm: Asıl kahraman Stephen değil, Joyce’un kendisi. Yanlış yapan, vazgeçen, yeniden deneyen Joyce. Kahraman Stephen’ı okurken insanın aklına şu geliyor: Bu bir roman değil de, bir yazarın kendi sesini aradığı uzun bir iç konuşma gibi. Joyce burada Stephen’ı anlatıyor ama aslında kendini deniyor. Ne söyleyeceğini biliyor; nasıl söyleyeceğini henüz bilmiyor. Kahraman Stephen bugün, bitmiş bir eser gibi değil, bir yazarın nasıl yazar olduğunu görmek için okunmalı. Büyük bir roman arayanlar için değil; büyük bir dönüşümün izini sürmek isteyenler için. Keyifli okumalar.
Kahraman StephenJames Joyce · Aylak Adam Yayınları · 201763 okunma
·
1 +1'leme
·
481 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İncelemeniz çok güzel. Güzel olmasının en büyük sebebi, okurken çok sahici ve güçlü bir şey hissetmeniz. Ben James Joyce’un Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi ’ni listeme eklerken biraz araştırmıştım; kendi çocukluğundan başlayan duygu ve düşünceleri yazdığını görmüştüm. Yazarı okumadan önce de, ilk olarak bu düşünce yapısını görmek için bu kitaba karar kılmıştım. Yazarın kendi dilini bulamamasından söz ederken ve Stephen karakterinin aslında kendisi oluşuna yaptığınız atıf bu yüzden çok yerindeydi. Joyce’un bu kitabı, kendi çocukluğu ve gençliğine uzanan bir metin; yazmadan önce bir karaktere en iyi bildiği duygular üzerinden ulaşabildiğini buradan net biçimde hissediyorum. Bu nedenle bu kitabı da listeme kesinlikle ekleyeceğim. İncelemenizi okuduktan sonra şunu fark ettim: Bir yazar, kendini doğrudan yazmadan da bir hikâyenin içine nasıl bu kadar güçlü yerleştirebiliyor? Bu açıdan o kitabı şimdi okuyabilirim ya da diğer kitaptan sonra geçebilirim. İncelemeniz beni açıkçası çok güzel bir kararsızlıkta bıraktı. Çok iyi hissetmiş ve yakalamışsınız. Kaleminize, zihninize sağlık.
Nalan Lale Kıratlı
Gönderi Sahibi
Bu kadar dikkatli okumanız ve hislerimi yakalamanız beni gerçekten çok mutlu etti. Yazının sizde böyle bir “sahicilik” duygusu uyandırmış olması, benim için çok kıymetli. Joyce’u yazarken de beni en çok etkileyen şey, tam olarak sizin de değindiğiniz yerdi. Bir yazarın, kendini doğrudan anlatmadan, neredeyse bütünüyle metnin ruhuna dönüşebilmesi. Sanırım bilinç akışı bu anlamda muazzam bir teknik. Stephen’ın Joyce’la bu kadar iç içe geçmesi, yazının samimiyetini artırıyor ama aynı zamanda onu edebi olarak da çok güçlü kılıyor. Ben yazarın Ulysses ve Finnegan Uy'anması eserlerini okumayı düşünüyordum ve sizin gibi araştırma yaparken bu güzel iki kitapla tanıştım. Şuanda da Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi okuyorum ve Kahraman Stephen ile aradaki fark, değişim muazzam. Nazik sözlerin ve paylaştığın düşünceler için çok teşekkür ederim. Böyle okumalar, yazmanın neden hala anlamlı olduğunu hatırlatıyor.🙏💙