·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ocak 2026 00:19 İnsanın var olduğu, yaratıldığı, ya da evrildiği ilk andan itibaren başına bela olan, çözemediği için yeni belaları üst üste ekleyerek tecrübeyle edindiği, dünyada yaşamış tek tek her insan için en azından bir defa karşılaştığı bir yokluk aşk.
Yazarın en bilinen kitabı Tatar çölü nde olduğu gibi, bu kitabında da,duyguların anlatımı ile ilgili kaleminden düşen hiçbir harfi esirgemeden, cümle cümle amansız bir edebiyat şaheseri ortaya koymuş. Okuyucunun, her kim okursa okusun, cümlelerde, en azından cümlelerin bazılarında kendi ile ilgili çıkarımlar bulacak olması, yazarın hayatla olan sağlam bağını, insanların duygularını anlatırken kalemini mikroskobun üstündeki lamel gibi kullanıp hisleri en ince, en hissedilir şekilde harf harf kaleme alması kaliteli bir okuma serüvenini de beraberinde getirmekte.
Aşk, en nihayetinde yazara göre, bütün aşağılanmaları, bütün rezillikleri, bütün olur olmaz kaprisleri çekebilmek kabiliyeti olarak tanımlanmakta. Haklı olup olmadığını sadece kendi hayatlarınızdan tecrübe ederek ulaştığınız aşk tanımı ile ancak karşılaştırabilirsiniz.
Birçok şeyin doğrusu ya da yanlışı mutlaka vardır. Siyahı ya da beyazı şüphesiz net bir şekilde görülebilir. Fakat duygular, hele aşk ve beraberinde getirdiği kıskanmak sevmek sevilmek özlemek istemek gibi ilave duygular asla siyah ve beyaz değildir. Tam tersine bütün gril ilikleri, bütün flulukları, bütün Gizem ve sisleri, bütün çelişkileri, netlikle değil de netsizlikle ifade edilebilecek bütün kelimeleri içinde barındırıp, aşk sözcüğünü ve aşk duygusunu en güzel biçimde ifade eder.
Eğer herhangi bir şey için bilinmezlik kelimesi kullanılacaksa, bu ancak aşk için en iyi şekilde kullanılabilir.
Vesselam, bilinmez...