-Yani hapishane hâlâ farkına varmadan benim sığındığım, bilmeden gelip yaşamımın bir kısmını geçirdiğim bir yer.
-Hapishaneden yüzde yüz kurtulanlar var mı?
-Evet, var. Sayıları az ama, yine de var.
-Onlar kim.
-Onların özel bir ismi var. Kelimeyi duymuşsundur, ama, bu anlamda kullanıldığını pek duymamışsındır.
-Hangi kelimeyi?
-Hapishaneden yüzde yüz kurtulan ve sayıları az olan insanlara verilen isim.
-Onların ismi ne?
-Savaşçı!
-Savaşçı mı?
-Evet.
-Hiç de barışı, bilgeliği, özgürlüğü, mutluluğu çağrıştıran bir kelime değil.
-Evet, hapishanedeki biri olarak savaşçıyı tanıyamazsın. Savaşçıyı tanımak, anlamak için hapishaneden çıkman gerekiyor.
-Peki ara sıra olsa da bu hapishaneden çıkabilecek miyim?
-Önce kötü haberimden söz etmiştim. Şimdi iyi haberimi vereyim. İyi haberim şu: hapishanede olduğunu keşfettiğin an, savaşçı olma yolunda ilk adımını atmış olursun.
SavaşçıDoğan Cüceloğlu