Merhabalar
Kafamda olayların hâlâ döndüğü ,damarlarıma kadar hissettiğim müthiş bir kitap.
İlk kısmı okuyunca devamı da bu şekilde mi diye düşündüm.Meğer hikaye Romanla bağdaştırılmış.
Olaylar birbiri ardınca geliyor ve mistik bir yapısı olduğu için zinde tutuyor.
Selim Pusatın etrafında dönüyor roman.
Selim Pusat ordudan atılır,kendini boşlukta hisseder.İçine kapanır.
Eşi Ayşe onu toparlamaya çalışır ama selimin çöküşü devam eder.
Selimin hayatı güntülü ile tanıştıktan sonra daha da değişir olumlu yönde.
Güntülü Ayşen’in öğrencilerinden biridir.
Selimin ona karşı olan olumlu duyguları ahlaki çatışmaya yol açar.
Roman bu noktadan sonra mistik bir bağ kazanır.
Selim Pusat, gördüğü rüyalar ve hayaller aracılığıyla, kendisinin yüzyıllar önce yaşamış bir asker olan Yüzbaşı Selim ile aynı ruhu taşıdığını fark eder.
Bu geçmiş yaşamda:
• Selim, hükümdarın karısı olan Güntülü Hatun’a âşık olmuştur.
• Bu yasak aşk yüzünden idam edilmiştir.
Yani romanda anlatılan güncel hikâye, aslında eski bir kaderin yeniden yaşanması gibidir.
Eserin sonunda Selim Pusat, bu kader döngüsünden kaçamayacağını anlar. “Ruh adam” ifadesi de tam olarak buradan gelir:
Bedeni bu dünyada olsa da ruhu geçmişe ait, huzur bulamayan bir adam…
Roman trajik ve karamsar bir havada son bulur. Selim, iç dünyasında tam anlamıyla huzura kavuşamaz. Hüseyin Nihâl AtsızRuh Adam