Eleştiri….
1000Kitap , adı üzerinde, bir okuma ve düşünme platformu. Bir beğeni pazarı, bir flört alanı, bir ego vitrinliği ya da “beni fark edin” sahnesi değil. Ama ne yazık ki bugün burada gördüğümüz şey kitaplar değil; alıntı maskesi takmış boş cümleler, edebiyat kılıfına sokulmuş kişisel dram şovları,okumadan “okur”, düşünmeden “aydın” rolü oynayan bir kalabalık. Bu, bireysel bir sorun değil. Bu, okumayı bir eylem değil bir süs sanan, fikri derinlik değil görünürlük arayan, sessiz düşünceden korkup sürekli konuşma ihtiyacı duyan bir zihniyetin yansımasıdır. Kitap, insanı susturur. Bu platformda ise herkes bağırıyor. Ve asıl problem şu: Bu yüzeysellik normalleştiriliyor. Ama biri çıkıp ülkeye, sisteme, toplumsal çürümeye dair tutarlı bir eleştiri yaptığında, “kurallara aykırı” denilerek içerik kaldırılıyor. Soru basit: – Kitapla ilgisi olmayan paylaşımlar serbest – Ama düşünce rahatsız ediyorsa yasak mı? Eğer bir platform, amacı dışında kullanım karşısında susup eleştirel düşünce karşısında refleks gösteriyorsa orada sorun kullanıcıda değil, yönetim anlayışındadır. Eleştiri gürültü değildir. Eleştiri saldırı değildir. Eleştiri, bu ülkenin en çok ihtiyaç duyduğu şeydir. 1000Kitap ya bir düşünce alanıdır ya da kitap isimleriyle kamufle edilmiş sıradan bir sosyal medya uygulaması. İkisi aynı anda olunmaz. Bu metin kimseyi incitmek için değil, uyanmak istemeyenleri rahatsız etmek için yazıldı.
1000Kitap
··2 alıntı·
5 +1'leme
·
26,3bin Gösterim
26 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okuma platformundan çıkıp sosyal medya pazarına dönmüş buralar...
Bu konu ile alakalı pek çok şey yazılabilir. Niyetler her ne ise... Açıkçası çok ilgilenmiyorum kimin nasıl bir içerik paylaştığı ile. İlgimi çeken paylaşımlara beğeni ya da yorum bırakıyorum. Beni ilgilendirmeyen herhangi bir paylaşıma ise nötrüm. İnsanın fıtratında var farkedilme çabası. Çok uç, çok absürt olmadığı sürece bundan abartı düzeyde rahatsızlık duymayıda tuhafsıyorum. Buna benzer çok paylaşım gördüm. Misal; ben de şunu tuhafsıyorum: Bir kullanıcının okumakta olduğu kitap ile alakalı yapmış olduğu seri alıntılar.. Yahu hangi ara okunuyorda bu kitap, hangi ara alıntısını bu kadar seri paylaşıyorsun. Her satırı, her cümleyi, her paragrafı.. Öyle ki; amaç okumaktan ziyade artık alıntı paylaşmak gibi bir şey olmuş. Kitap henüz sindirilmeden paylaşılan seri alıntılar... Bu da bana asla samimi gelmiyor.
Ben de bu görüşe büyük ölçüde katılıyorum. 1000Kitap’ın, kitapların ve düşüncenin ön planda olduğu bir paylaşım alanı olması gerektiğine inanıyorum. Okumak içsel bir yolculuktur; gösterişe değil derinliğe dayanır. Ancak zaman zaman burada, edebiyatın özünden uzaklaşıp kişisel görünürlük arayışlarının öne çıktığını görmek üzücü. Eleştiri ise bu platformun ruhuna aykırı değil, tam tersine gelişimin doğal bir parçasıdır. Kimseyi incitmeden, ama düşüncenin hakkını vererek konuşabilmek, gerçek okurluğun da gereğidir.
Nihayetinde bu ve türevi bütün uygulamalar birer sosyal medya uygulaması. Hepsinin kuruluş amacı (boş cümlelerle süslense de) para kazanmak. Biz burada edebiyat kovaladığımızı sanırken uygulama sahipleri de üstümüzden para kazanıyor. Eleştiriniz elbette yerinde ve çok isabetli, fakat bu küçük detayı unutmamak gerek. Bu uygulamanın temsilcileri de elbette nihayetinde ceplerini düşündükleri için bazı sivri eleştirileri yok ederek göze batmamayı sağlıyorlardır kendilerince. Ve bu uygulamanın da böyle tiktok vari bir şeye dönüşmesine karşı da alınmamış hiçbir önlem olmaması bu söylediklerimizin en net kanıtı. Yani lafın kısası; sonuçta bu da bir sosyal medya uygulaması. Ya böyle kabulleneceğiz ya da bu uygulamayı da silip gerçek dünyada devam edeceğiz yaptıklarımıza.
Vassil Noah
Gönderi Sahibi
Kesinlikle katılıyorum; bu ve benzeri uygulamaların tamamı nihayetinde birer sosyal medya ürünü ve elbette ticari kaygılarla ayakta duruyor. Bunu yok saymak gerçekçi olmaz. Ancak benim itirazım tam bu noktada başlıyor. Bir platformun para kazanıyor olması, sınırsızlaşmasını ya da her şeye göz yummasını zorunlu kılmaz. Aksine, sınırları olan, değer yargıları ve net kullanım amacı bulunan mecralar uzun vadede çok daha güçlü ve sürdürülebilir olur. Herkesin girebildiği, her şeyin yapılabildiği yerler kısa sürede tüketilir; ama belli bir niteliği, disiplini ve seçiciliği olan alanlar sadık bir kullanıcı kitlesi oluşturur. Bu da yalnızca kültürel değil, ekonomik olarak da avantajlıdır. Daha izole, amacına uygun ve vakit geçirilebilir bir platform; abonelik modelini güçlendirir, ücretleri artırabilir ve bunu kullanıcıya gerekçesiyle sunabilir. Çünkü insanlar “her yerle aynı” olan bir şeye değil, farklı ve nitelikli olana para verir. Dolayısıyla mesele “nasıl olsa sosyal medya, böyle olacak” diyerek kabullenmek değil; hangi sosyal medya olacağına karar vermektir. Ya sınırları olan bir edebiyat ve okurluk alanı inşa edilir ya da kaçınılmaz olarak TikTok vari bir akışa teslim olunur. Benim eleştirim, ikinci yolun bilinçli ya da bilinçsiz biçimde tercih edilmesine yöneliktir.
O kadar haklisiniz ki... uygulamaya girmeme nedenim tam olarak platformun amacindan sapip flort uygulamasina donusmesi. Umarim buns bi care bulunur
Reklam
1000Kitap artık ciddi anlamda bu duruma çözüm bulur musunuz gerçekten uygulamadan soğuduk. Kitap paylaşım platformu kategorisine geri dönmesini istiyoruz. Yeteri kadar sosyal medya uygulaması var zaten burası da kaliteli bir kitap paylaşım platformu olarak kalsın lütfen 🙏