İçimdeki Müzik, konuşamayan bir çocuğun değil; duyulmak isteyen bir insanın hikâyesi. Melody’nin sesi kelimelerle değil, düşüncelerle ve duygularla yükseliyor. Kitap boyunca aslında şunu fark ediyorsunuz: İnsanları en çok yaralayan şey engelleri değil, yok sayılmaları.
Bu kitap acındırmıyor, ajitasyon yapmıyor. Tam tersine okuru rahatsız eden bir farkındalık yaratıyor. Çünkü Melody’nin iç dünyası o kadar güçlü, o kadar berrak ki; asıl eksikliğin onda değil, onu göremeyenlerde olduğunu anlıyorsunuz.
Aile, öğretmenler ve arkadaşlar üzerinden “korumak”, “kontrol etmek”, “görmek” ve “görmemek” kavramları çok ince bir çizgide işleniyor. Özellikle yaşıtlarıyla kurmak istediği bağ, kitabın en can yakıcı ama en gerçekçi taraflarından biri. Melody görülmek istiyor; ama alkışlanarak değil, eşit olarak.
Bu kitabı; kendini dışlanmış hissedenlere, sessizlikte ki gürültüde kaybolmuş kişilere ve “ben de buradayım” demeye cesaret etmek isteyen herkese öneririm. Çünkü bu hikâye, varlığını benimsemenin ve kabullenmenin ne kadar güçlü bir şey olduğunu hatırlatıyor.
İçimdeki MüzikSharon M. Draper