Söyleme Bilmesinler O kadar akıcı bir kitaptı ki okurken hiç sıkılmadım ve zamanın nasıl geçtiğini de anlamadım. Her karakterin penceresinden o olayları dinlemek , hepsinin olayı kendilerine göre yorumlamalarını okumak olanağı bence çok güzeldi. Ayrıca anlatılanların halk ağzıyla, ağdasız, doğal ve iç konuşma şeklinde yazılmış olması günlük hayatta bir tanıdığımla konuşuyormuşum onu dinliyormuşum gibi hissettirdi.Her insanın hayatında bizim de fark edemeyip eleştirdiğimiz o kadar olay oluyor ki...Halbuki olayın arka planında nelerin döndüğü muamma ve bizim yargısız infazlarımız ânında orada beliriyor. Kitap bir nevi okura bunun aydınlanmasını da yaşatıyor.Empati düzeyi yüksek birisi olarak ve her zaman "Bir şey yapıldıysa elbet nedeni vardır" diyerek farklı pencerelerden bakmayı isteyen birisi olarak beni çok içine çekti.
SPOİLER!!
Kitabın başında her ne kadar ağır yükü Emin'in taşımış olduğunu düşünsem de Ethem'in gerçekleri fikrimi değiştirdi.Onun sevgisizliğinin temeline inmiş olmak, gerçeklerle yüzleşmesini görmek her ne kadar acı olsa da bunun nasıl hüsrân yarattığını bilip sonradan eşine ve çocuklarına olan tutumunun değişmesi benim için takdire şayandı. Kitapta Muazzez'in penceresinden bakabilmiş olmamız da çok güzeldi bu hamleyi beklemiyordum ama keşke olsa diyordum ki onun da "neden"lerini görmemiz güzel oldu . Ayrıca son kısımda Sevgi için üzülmemden kaynaklı bir tur daha iç konuşmasını görmek isterdim öğrendikten sonraki duyguları adına. Son olarak söylenmeyen o son cümleyi de duymak isterdim ama kitabın da dediği gibi "Çok bilmek hiç iyi bir şey değil.Hiç..." Söylemesinler Bilmeyelim. Şermin Yaşar