Bazı anneler evlatlarını evlendirecekleri zaman onların düşüncelerini önemsemez, yalnız kendi arzularına göre bir gelin veya damat seçer, bencilce bir inatla, bütün güçlerini kullanarak istediklerini yaptırır, çocuklarını bedbaht ederler. İşte o çocukların bedbaht oldukları zaman annelerine sövmeye razı olmayarak üzgün ve serzenişler icinde, acı acı bir "Ah, anne!" deyişleri vardır...
Roman yeni ve eskinin çatışmasından doğup, bunu başta anne-oğul ilişkisi olmak üzere, kadın hakları, evlilik, din, çağdaşlaşma gibi birçok konu üzerinden işlemektedir. Ana karakterlerimizden biri olan Nedim, çağdaşlaşma yolunda önemli adımlar atmak isteyen ve hayatını da bu doğrultuda kurmak isteyen bir gençken, annesi Nazime Hanım daha mutaassıp ve muhafazakar görüşlü, oğlunun gelenek ve göreneklere mütemadiyen bağlı yetişip büyümesini isteyen ve ilerleyen süreçlerde de evliliğini de bu bağlamda gerçekleştirmesini isteyen bir karaktere sahiptir.
Peki bu noktada karakterlerin özgürlük arayışları, yani kendi istekleri mi baskın çıkacak yoksa vefayla ve sevgiyle bağlı oldukları insanların düşünceleri ve istekleri mi?
Yer yer keşke daha farklı ilerleseydi dediğim kısımlarla birlikte genel olarak hem kurgusu hem bulunduğu döneme ışık tutması hem de Fazlı Necip'in edebiyatı vesilesiyle okuması cok keyifli bir eser oldu.