Yazardan okuduğum ikinci kitap oldu Ah,Anne. Baştan sona bir çırpıda okuduğum, gayet akıcı ve güzel bir eserdi. İş Bankası kültür yayınları türk klasikleri dizisi gerçekten inanılmaz. Her eser birbirinden güzel.
Nedim, çocukluğundan itibaren annesinin baskısı altında, o ne isterse onu yapan bir çocuk olarak büyüdü. Yetişkinliğe geçince, kendi hayatı konusunda kararlar alma konusunda bile hep annesinin baskısı altında kalarak asla bir birey olamadı. Bunun sonucunda ise hayatta istediği noktaya gelemedi. Bu konunun anlatıldığı bu kitabı çok gerçekçi buldum açıkçası. Okumanızı öneririm.
Bu yıl Türk klasiklerini daha fazla okumak istediğimi hedef olarak belirlemiştim. Eserleri incelerken yine aşina olmadığım yazarlara gitti elim. Fazlı Necip de bunlardan biriydi. Ah, Anne; II. Meşrutiyet dönemine hâkim çeşitli anlayışları konu edinen bir eser. Geleneksel aile yapısının ağır bastığı ama artık Batı kültürünün de günlük yaşantıda kendini hissettirmeye başladığı zamanda anne- çocuk ilişkisi oldukça sade, anlaşılır bir dille anlatılıyor. Nedim ve Nazime Hanım’ın ilişkisi bugün şartlarıyla değerlendirildiğinde abartılı gelebilir fakat yazıldığı dönemdeki erkek çocuk- anne ilişkisini oldukça başarılı şekilde yansıtıyor. Nazime Hanım’ın baskıcılığını,yanlı eleştirel düşünebilmesini, istediğini zorla da olsa yaptırabilme özelliklerini yer yer de olsa Orhan Kemal’in El Kızı romanında baskın şekilde yer alan kayınvalide karakteri olan Hacer Hanım’la çok sık benzetir oldum. Özellikle sevgi anlayışları açısından birebir aynı özellikteler diyebilirim. Öte yandan Rezzan, Süreyya, Mecdi Bey ailesi de öyle inceliklerle dokunarak işlenmiş bir aile ki bazı yaşanılanlar ister istemez okuyucuyu etkiliyor. Beğendiğim bir Türk klasiği oldu, klasik meraklılarına tavsiyemdir.
Ah, Anne, yüzeyde bir aşk hikâyesi gibi görünse de aslında çok daha derin bir meseleye dokunuyor: seçilemeyen hayatlar. Gelenek ile modernite arasında sıkışmış karakterler üzerinden, insanın kalbiyle vicdanı arasında nasıl parçalandığını sade ama etkili bir şekilde anlatıyor. Özellikle Nedim ve Rezzan üzerinden “sevdiğinle evlenmek gerçekten yeterli mi?” sorusunu okurun zihnine bırakıyor. Çünkü roman net bir cevap vermez; aksine ima eder: O dönemin şartlarında aşk tek başına mutluluğu garanti edemezdi. Aile baskısı, toplumun yargıları ve ekonomik koşullar, o hayalin başka bir çıkmaza sürüklenmesine de neden olabilirdi.
Burada en dikkat çekici noktalardan biri, Nazime Hanım karakteri. Hikâyede belki de tek “rahat” olan kişi odur. Çünkü yaptığı her şeyi doğru kabul eder; oğlunu koruduğunu, onun iyiliğini düşündüğünü zanneder. Ama tam da bu noktada hikâyenin en çarpıcı tarafı ortaya çıkar: baskının sevgi gibi sunulması. Nazime Hanım kötü niyetli değildir, aksine iyi niyetlidir. Fakat bu iyi niyet, kontrol etme arzusuyla birleştiğinde bir hayatı şekillendiren baskıya dönüşür. Bu noktada akla Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları geliyor; sevgi adı altında kurulan kontrolün, bireyin hayatını nasıl daraltabildiğini çok benzer bir yerden anlatır. Yani mesele sadece bir dönem meselesi değil, hâlâ güncelliğini koruyan bir durum.
Nedim ise bu baskının altında ezilen değil, ona boyun eğmek zorunda kalan bir karakterdir. Onun pasifliği aslında zayıflıktan değil, yetiştirilme biçiminden ve hissettiği borç duygusundan gelir. Annesine karşı çıkamaması, sadece kişisel bir tercih değil; dönemin “anneye karşı gelinmez” anlayışının bir sonucudur. Bu yüzden Nedim’in hikâyesi, bireysel bir trajediden çok daha fazlasıdır; bir dönemin insan yetiştirme biçiminin sonucudur. Okur da burada ister istemez şu soruya
Ah, AnneFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,043 okunma
Fazlı Necip ( Selanikli )
Merhabalar Fazlı Necip, edebiyat tarihinde adı bile anılmayan yazarlarından. Ah, anne romanı takıntılı mazide eski usüllere göre yaşayan otoriter bir anne ile batılı , geleceğe dönük eğitim almak isteyen oğlu arasındaki çatışmayı anlatıyor. Nazime Hanım ( anne) Zeki ve akıllı bir kadın. Fakat eşinin ölümünün ardından, yalnızlık korkusu yüzünden Nedim' i , yaşıtları gibi okula göndermiyor. Evde Arapça eğitim aldırıyor. Hiç arkadaşı olmadan kafeste kuş misali on iki yaşına kadar annesinin yanından ayırmıyor. Nedim küçük yaştan beri sevdiği kızı değilde annesinin isteği üzerine teyze kızı ile evlenmeye mecbur kalıyor. Yazar ayrıca kadın eğitimi ve modernleşme konusuna da önem veriyor. Sonunu merak edenlere keyifli okumalar dilerim :)
Syf / 206
Alıntı
Bazı anneler evlatlarını evlendirdikleri zaman onların düşüncelerini önemseme, yalnız kendi arzularına göre bir gelin veya damat seçer, bencilce bir inatla, bütün güçlerini kullanarak istediklerini yaptırır, çocuklarını bedbaht ederler. İşte o çocukların bedbaht oldukları zaman annelerine sövmeye razı olmayarak üzgün ve serzenişler içinde, acı acı bir " Ah, anne !" deyişleri vardır.
Kitapla kalın:)
"Bazı anneler evlatlarını evlendirecekleri zaman onların düşüncelerini önemsemez, yalnız kendi arzularına göre bir gelin veya damat seçer, bencilce bir inatla, bütün güçlerini kullanarak istediklerini yaptırır, çocuklarını bedbaht ederler." diyerek başlayan bir roman... Anne oğul arasında geçen çatışmanın arasında siyasi izlerin, dönemin sosyal hayatının da bulunduğu harika bir roman.
#tavsiyekitap
Ah, AnneFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,043 okunma
Yüz yıl evvelki fotoğrafı yansıtma açısından güzel bir kitap. Bu serinin genelinde hissettiğiniz duyguya yine kapılıyorsunuz. Nelerin ne kadar değişebileceğini görmek güzeldi. Tavsiye edilir.
İnsan çoğu zaman kendine kalıyor, bunun için bile kendimizi düşünmek önemli hadise.
Popüler olan bir çok Türk edebiyatı klasiğine göre daha iyi. Daha fazla okunmayı hakediyor. Film izler gibi okudum, çok keyif aldım. Yazarın dili, o zamanları anlatımı çok iyi. Tavsiye ederim.
Ah, AnneFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,043 okunma
Türk klasiklerini boşuna sevmiyorum. O kadar güzel, naif, yalın bir dille yazılmış oluyor ki. Toplumsal yara olan zorla, görücü usulü ya da akraba evlilikleri o kadar güzel betimleyici anlatılmış ki.. Bu yazarı ilk defa duydum ve okudum. İyi ki de okudum. Eski İstanbul gözümde canlandı. Resmen içinde yaşayarak okudum kitabı. Mutlaka okuyun.
Herkese merhaba :)
Ah Anne, uzun zamandır aklımda olan ve beklentimin yüksek olduğu bir kitaptı. İlk defa bir kitaba yüksek beklentiyle başlayıp beklentimi sarsmadan, karşılayan bir eser oldu. Eserde eski yeni çatışmasının en uç şekilde yaşandığı bir dönemde bu çatışmanın cezasını ağır şekilde yaşayan ailelerden bahsetmektedir. Bazı anneler evlatlarını evlendirecekleri zaman evlatlarının düşüncelerini önemsemeyip, kendi istek ve arzularına göre gelin veya damat seçerler, üstelik bencilce bir inatla bütün güçlerini kullanarak istediklerini yaptırmaya çalışır hatta yaptırır ve ne yazık ki çocuklarını bedbaht ederler. O çocuklar mutsuz oldukları zaman, hayatları zindana döndüğü zaman annelerine kötü söz söylemeye gönülleri razı olmayarak derin derin nefesler alıp serzenişte bulunur ve hayatının mutsuzluğuna sebep olan annelerine acı acı "Ah, anne" derler. İşte eserde yaşanılan da böyle bir serzenişin hikayesi.
Kitabı genel itibariyle beğenmiş olsam da beğenmediğim yönleri de tabiki oldu. Sultan 2. Abdulhamit'e karşı takınılan tavır hoşuma gitmedi. Kendisinin özgürlük ve hürriyet fikirleri besleyen aydın fikirli insanlar için bu memlekette yaşamanın felaket olduğu, kendisinin baskılarıyla, casuslarıyla, zulümleriyle insanların hürriyetlerinin ellerinden alındığı dile getirilmiş.
Herkese keyifli bir gün diliyorum
Ah, AnneFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,043 okunma
Ah, Anne yazarın yaşadığı dönemin koşullarına göre ürettiği tezleri ve tarihi bir dönemi kurgusal bir çerçevede aktarır. Yazarın yetiştiği dönemin etkili yazın akımları olan romantizm ve realizmin öngördüğü betimlemeler, duygusal yorumlar da dikkat çeker. Fazlı Necip'in mirasyedisi ise bunlardan farklı olarak bilinçli, yardımsever, ahlaklı, ciddi, yenilikçi ve vatanseverdir. Onun bu özelliklerini vurgulamak için karşısına kendi çıkarından başka bir şey düşünrrieyen, Hüseyin Rahmi'nin züppelerini andıran Şemsi Bey çıkarılır. Romanın başlangıcı Hüseyin Rahmi'nin roman başlangıçlarını andıran biçimde kaleme alınmıştır; Kadıköy'e giden şirket vapurundaki yerel halkın konuşmaları ve çeşitli tabakalardan kişiler hakkında gözlemler, ana karakterlerin devreye girmesiyle farklı sonlandırılır. İlerleyen bölümlerde bu şekilde dış gözlemlere yer verilmez.
Doğum Tarihi - Selanik 1863
Selanik Duyun-u Umumiye İdaresi’nde çalışan Abdurrahman Nafiz Efendinin oğludur. Fazlı Necip 18 yaşındayken "Asır" adlı bir gazete çıkarmak istiyordu. Babası Selanik Valisi Mustafa Zihni Paşa’ya gitti. Ama istibdat döneminde bir yayın organına sahip olmak pek kolay değildi. Valilik ile Dahiliye Nazırlığı arasında yazışma tam 32 ay sürdü. "Asır" 19 Ağustos 1895’te ilk sayısını çıkardı. Selanik’te Hamidiye Matbaası’nda basıldı. Pazartesi ve perşembe, haftada iki gün yayınlanıyordu. Gazetede iki kişi çalışıyordu; Fazlı Necip ve Ahmet Atıf adında serbest çalışan bir muhabir. Fazlı Necip tecrübeliydi; daha önce Gonca-i Edeb Dergisi’nde makaleleri çıkmıştı. Bu derginin sahibi Osman Tevfik Efendi, gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın babasıydı. Fazlı Necip gazeteciliği öğrendiği bu ailenin damadı oldu. Osman Tevfik’in kardeşi Abdurrahman Nafiz’in kızı Rebia ile evlendi. İki çocukları oldu: Mustafa Necip (Bir) ve Meliha (Til). Fazlı Necip, "Temmuz Devrimi"nden sonra gazetenin adını "Yeni Asır" olarak değiştirdi. Bu arada İstanbul’daki Matbuat-ı Dahiliye Müdürlüğü’ne atandı. Gazeteyi halasının oğlu Abdurrahman Arif’e bıraktı.
Bir çok roman çevirisi yaptı. "Arsen Lüpen" bunlardan en bilinenidir. Genelde polisiye çevirilerle ilgilendi. Külhani Enteller (Edipler) Jöntürkler den Cumhuriyete kadar İnkılap içinde geçen tarihi Zaman, Rumeli'yi Neden Kaybettik, Saraylarda Mecnunlar gibi eserleri basılmıştır. Roman haricinde eğitim ve öğretim amaçlı kitaplar yazdı.
Türk edebiyatında "Mektubat" isimli eseri Cumhuriyet Tarihinin en mühim ediplerinden biri olarak kabul gördü. Mektubat, Beşir Fuad'ın ölümünden sonra yayınladığı onunla yaptığı mektuplaşmaları içeriyordu.
Sinema alanında Ahmet Fehim'in yönettiği 1919 yapımı Binnaz isimli filmde yardımcı yönetmen olarak çalıştı. 1922 yılında ise "İstanbul Perisi" isimli filmi yönetti.
YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER
İstanbul Perisi - 1922
DİĞER FİLMOGRAFİSİ
Binnaz - 1919 .... Yardımcı Yönetmen