Acaba Stefan Zweig şuan yaşasaydı ve o dünyalara sığdıramadığı masum, çaresiz, korkmuş yahudilerin (soydaşlarının), Filistinli çocuklara ve kadınlara yaptığı vahşetleri ve soykırımları görseydi, bu kitabı yazabilecek gücü bulabilir miydi kendinde???
Kitap boyunca hep bu soruyu sordum.
Eğer gerçekten kendi dediği gibi savaş karşıtıysa, Adolf Hitler’den çok kendi kanından insanlardan nefret ederdi diye düşünüyorum.
Sayfa 9’da dediği gibi;
Romalı Yahudiler bu karanlıkve tehlikeli talan günlerinde her akşam gece yarılarına kadar dua ettiler.Daima kaba kuvvetin galip geldiği adaletsiz ve gaddar bir dünyada adil kişi (yahudiler), bulunduğu yerden kopup Tanrı’ya yönelmekten başka ne yapabilirdi ki? Bu yıllardır böyleydi.
Filistin halkının duadan başka silahı varmı? 1000 yıl önce Yahudiler’e yapılanlar. Şimdi Yahudiler tarafından bütün dünya halklarına yapılıyor.
Lanet olsun sizlere ve sizinle bu yolda yürüyenlere!
Ama bu kitabın en TRAJİKOMİK cümlesi şuydu;
Sevgili yazarımız Yahudiler hakkında sayfa 87’de şöyle bir cümle kurmuş:
“Bu sınanmış halk huzur bulup bir yurda kavuşsa kim bilir nasıl gelişip, neler yapacaktır!”
Yaradan bu lanetli ama çalışkan kavime bu hakkı tanıdı. Maalesef 1949’da kurulan İsrail’in ve siyonist yahudilerin neler yaptığını bizler görüyoruz Zweig.
Soydaşların, o huzur ve barış arayan halkın bütün dünyayı kan gölüne çevirdi. Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor kitabındaki Nuh’un barışı temsil eden güvercinini senin kanından insanlar öldürdü.
Objektif olarak kitaba yaklaşacak olursak, Yahudilik tarihini, ritüellerini ve yaşam biçimini (kadını değersizleştirme yahudilerde çok ağır bir şekilde uygulanır. Yahudilik’te kadının tek amacı soyun devamını sağlamasıdır) görmek açısından güzel bir kitap. Ve en değerlileri 7 kollu şamdanın (Menorah) hikayesini de öğrenmiş oluyoruz.
Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Saygılarımla.A O K12/01/2026Gömülü ŞamdanStefan Zweig