Aşk, nefesimizi kesen anlar demek. Aşkın ölçüsü demek, nefesimizi kesen anların ölçüsü demek..
.
.
İlk göz göze geliş.. İlk kahveler.. İlk sarılmalar. Yeni bir nefes, yeni bir beden, yeni bir zihin.. Nefesimizi kestikçe aşık oluruz belli ki içimizdeki yalnızlığın celladına !
İçimdeki ses Aşk, düşüncelerle oluşur. Çünkü bir duyguyu düşüncelerimiz oluşturur. Düşünce yoksa, duygu da yoktur. Aşk nasıl gerçekleşir?
Onu düşünmeden edemezsin, acaba ne yapıyor, nereye gidiyor, kimlerle soruları zihnimizi meşgul eder ve bizdeki o aşk duygusunu oluşturur. Bazen karşılık bulur bazen ise sadece düşüncede kalır. Diyeceğim o ki.. Aşk bitmez zihin meşgul oldukça yâr ile.
Aşk, tanımı yapılmaya çalışıldıkça eksilen ama yaşandıkça çoğalan bir duygudur. İnsanı bazen kendine yaklaştırır, bazen de en uzak noktasına savurur. Bir bakışta sığınak olurken, bir susuşta en derin yaraya dönüşebilir. Ne tamamen mutluluktur ne de yalnızca acı; ikisini de aynı kalpte aynı anda taşıyabilme hâlidir.