《 S U Ç V E C E Z A 》
9/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 20:23
Suç somut mudur, soyut mudur? Peki ya ceza? Dostoyevski'nin 1866 yılında yayımlanan romanı Suç ve Ceza, adından da anlaşılacağı üzere bir cinayet üzerine suç ve ceza psikolojisini anlatır. Roman, suç üzerinden cezanın türlerine değinir. Cezanın her zaman somut olmadığını, vicdan ve ahlak gibi değerlerin ağır bir mahkeme olduğunu terennüm eder. Bu hikâye kimi zaman karakterlerle, kimi zaman diyaloglarla aktarılırken büyük ölçüde baş karakterimiz Raskolnikov'un iç dünyasında yaşanan hengamelerle anlatılır. Yazar, Raskolnikov karakterini suç ve ceza temelinden ele alırken aynı zamanda toplumsal eşitsizliklere karşı duran, dürüst, düşünen, aydın bir genç olarak tanıtır. Kitabın çerçevesini bir suçun psikolojik öyküsüyle, onun ahlaki sonuçları oluşturur. Raskolnikov'un kötü birisini katletmesi sadece bir cinayet değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizliklere, ahlaki çöküşe ve adaletsizliğe bir başkaldırıdır.Aslında Raskolnikov, Napolyon gibi kahramanları örnek alarak bu suçla birlikte bireysel bir sosyolojik deneye girişir. Ezilenleri, fakirleri ve haksızlığa uğrayanları kurtarmak gibi büyük bir amaca hizmet ettiğini düşünerek ahlakı, yasayı ve adaleti çiğner. İşlediği suçtan sonra bir zebani gibi karşısına dikilen suçluluk duygusu, onu her gün kendi vicdan mahkemesinde yargılar. Adalet yasalarının beynine sürekli hücum ettiği bu mahkeme, Raskolnikov'u darmadağın eder. Onu yaralayan yakalanma korkusu değildir, bu suçla birlikte hissettiği insanlıktan kopuş duygusudur. Raskolnikov'un sürüklendiği bu ruhsal arbededeki bir diğer merakı, "Ben bir bit miyim yoksa insan mıyım?" sorusudur. Yazar, karakterin inançsızlığını vurgulayarak inancın sağlam bir dayanak noktası olduğunu belirtiyor. Eşref-i mahlukat olarak kendi değerini bilen bir insan, bundan şüphe duymadığı gibi çoğunlukla suç yoluna da girmiyor.Çünkü inancımızda bulunan tebliğ farzı, bizi her daim iyiliği anlatmaya, kötülüğü men etmeye yönlendiriyor. Raskolnikov bu ruhsal durumla mücadele içindeyken, Sonya ile tanışır. Sonya onun için bir ahlak aynasıdır. Kendisini Sefiller'deki Fantine'e benzettiğim Sonya, sarsılmaz inancı ve iyiliğiyle Raskolnikov'u etkiler. Aralarındaki bağ sadece arkadaşlık bağı değil, bir sevda terapisidir. Gönüllerinde yeşeren bu aşk tohumu ikisi için de ruhlarına şifaya ve yeniden başlangıçlara vesile olur. Raskolnikov Sonya'nın desteğiyle, bu başkaldırının insani bir yönü olmadığını anlar, bunun ahlaki çöküş ve kişilik yıkılmasına yol açtığını görür, bununla birlikte yüreği, aklı ve tüm varlığıyla bu gerçeği kavrayarak gerçekleri ayırt eder. Raskolnikov'un vicdan mahkemesinden olumlu bir kararla çıkmaya yardım edenlerden biri de Müfettiş Porfiri'dir. Zeki polis Porfiri, Raskolnikov'u hiçbir zaman suçlamaz, tutuklamaz, yargılamaz.İnsan psikolojisinde usta olan Porfiri, psikolojik sorgulamalarla onu itirafa sürükler. Tabiri caizse kedinin fareyle oynadığı gibi oynayarak, Raskolnikov üzerinde psikolojik bir oyun sergiler. Suç her zaman somut değildir, görünmez. Güzel dinimizin de her zaman vurguladığı gibi, kalp kırmak büyük suçlardan biridir. Dolayısıyla cinayetin de illaki somut olması gerekmiyor, sorumlu olduğumuz insanların ruhunu öldürmek de bir cinayettir. Adalet yolunda dosdoğru ilerleyen biri, bu ikazlara dikkat ederek ilerlemeye çalışırken, bunu umursamayanlar büyüyememiş, olgunlaşamamış, psikolojide somut işlemler dönemine takılı kalmış bir çocuğu ifade eder. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın dediği gibi: "Kimse kişisel olarak adaleti yerine getiremez." Belki evet, ama azami ölçüde dikkatli olabilmek de mümkündür. Bu bağlamda kitap kurgusuyla, suçun ve cezanın soyut getirilerini de vurgular. Velhasılkelam bu roman, bir cinayet hikayesi gibi görünse de aslında insan ruhunun karanlık geçitlerine, vicdan azabına ve toplumsal adaletsizliğe, haksızlıklara, yoksulluğa tutulmuş dev bir aynadır. ​Kitap, "Amaca giden her yol mübah mıdır?" sorusunun cevabını bu kurguyla açıklar. .. Yazar, rasyonel aklın tek başına insanı kurtaramayacağını, asıl kurtuluşun evrensel ahlaki değerleri benimseyip uygulayarak, bunları çoğaltmayla mümkün olduğunu anlatır. Kitap çoğunlukla suç psikolojisi üzerine içsel sorgulamalar ile devam ettiğinden, bu tarzı sevmeyenler için sıkıcı olabilir. Ama okunması gereken bir roman olduğunu düşünüyorum ve tavsiye ediyorum. Buraya kadar anlattıklarım ilginizi çektiyse kitaba şans verebilirsiniz. Keyifli okumalar diliyorum.
Dünya Klasikleri
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
··
3 +1'leme
·
1.792 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnsan bazen kendi adaletini kendi sağlamak istiyor. Bu konuda çok sayıda film de çekildi. Ödenen bedeller, fedakarlıklar bir yana kişinin ruhundaki yıkım bir yana.. Dosto'dan okumak ayrıcalık olmalı, zor bir okuma gibi duruyor. Nedense Sefiller'den de zor gibi göründü ilk izlenim olarak..🧐 Fakat öyle noktalara değiniyorsun ki, okumamak da kayıp gibi duruyor. Yani kurduğun denge esere gizem de katıyor bu sefer 🧐 Bana öyle geldi..☺️ Vaktini beklesin bakalım.. Kalemine, emeğine sağlık gülüm.. Dosto incelemelerinin rengi belirgin olacak sanki.. 👌🏻✨🌸☺️ (Ben de Kapra yayınlarından Suç ve Ceza 2 cilt halinde olan mevcut, çevirisinden emin olamadığımdan bekliyor kaç yıldır 🫤)
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
Kişinin kendi adaletini kendisi sağlaması konusunda söylediklerin tam bir nokta atışı açıklama canım benim, kalemine sağlık, teşekkür ederim 😇🙏🏻🦋 Sefiller'in okuma lezzeti benim için çok ayrı ama bu kitap o kadar zor değil 🎀🩷🌷. Hatta fikirlerini merak ediyorum. Emine İnen hanımcığıma katılıyorum kesinlikle 🥰🎈 Hayırlı vakitte gelsin inşaallah gülüm. Kapra yayınevi bana da uzak duruyor ama kaç yorum okuduysam hep beğenilmiş. Şans verirsen senin de fikrini öğrenmiş olacağız inşaallah 🫂😇🦋 Bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim güzel arkadaşım 🫠✨️. Keyifli istifadeli okumalar diliyorum 🫠💖✨️🤗💐
Fatma hocam, Dostoyevski'nin karmaşık dünyasını, sade ve içten bir dille önümüze serdiğiniz için minnettarız. Bakış açınız, bize yalnızca bir edebiyat incelemesi değil, aynı zamanda insan doğası üzerine düşündüren bir rehber sundu. Suçun psikolojik boyutunu ve içsel ceza'yı vurgulamanız, romanı anlamamızda kilit rol oynadı. Kaleminize sağlık, incelemeniz bizim için çok değerliydi. 😊🌸
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
єѕяα ོ hanımcım, aktarmak istediklerimi okuyup böyle estetik yorumlamanız beni mutlu etti. Ben de size minnettarım, kalbinizin çiçekleri daim olsun 🥰🎈🤗🫠 Rabbim okuduklarımızı hayatımıza en güzel şekilde geçirebilmeyi nasip etsin 🤲🏻🎀🩷🌷 Huzurlu geceler diliyorum 💐✨️🫠🤗
Yıllar önce okuduğum, hatta sanırım okuduğum ilk klasik olan ve belki de bu yüzden en sevdiğim kitaplardan birisi olan Suç ve Ceza… Sizin kitabı okuduğunuzu gördüğümde incelemenizi merakla bekledim ve beklediğime de değdi, yine mükemmel bir inceleme olmuş, kaleminize sağlık 👏✨🌸 Bu kitabı bu yıl tekrar okumayı planlıyordum ve bu incelemeden sonra Raskolnikov’u ve onun dünyasını çok özlediğimi fark edip okuma tarihimi öne çekiyorum. 🤭 Sonya ve Fantine’i ben de birbirine çok benzetmiştim, hele Raskov’un Sonya’ya “Ben senin önünde değil, insanlığın çektiği acıların önünde eğiliyorum.” dediği sahne hala aklımda… Ve sizin incelemede yazdığınız “İnsanların ruhunu öldürmek de bir cinayettir!” cümleniz de aklımda kalacak gibi duruyor.⚡️👏✨ Çok teşekkür ediyorum bu güzel inceleme için Fatma Hocam 🤍 Nice kitaplarda buluşmak dileğiyle…🫂😍
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
Vaktinize bereket Emine İnen hanımcım, okuyup böyle güzel yorumladığınız için ben çok teşekkür ederim 🫠💖✨️ Ben de hep sadeleştirme okumuştum, kesinlikle orijinal okumak farklı 😍⚘️ Hakikaten o sahne unutulacak sahnelerden değil🫠👑 İnşaallah ruhumuzda çiçek açtıranlarla karşılaşalım her daim Emine hanımcım🫶🏻🤲🏻, sizin kitap yorumunuzu şimdiden heyecanla ve merakla bekliyorum. Nice kitaplarda buluşmak üzere, keyifli istifadeli okumalar diliyorum 🪄✨️💖🫠💐🤗
Eserdeki kahramanları yerli yerine koymuşsunuz hocam, özellikle Sonya hususunda. Raskalnikov'la zıt kutuplar ve hikayede bir umut ışığı bu yönde kesinlikle👌🏻 Dizleri ovuşturan haminne türevi bir bakış olabilir ama :) eski eserler daha çok mana içeriyordu sanki, klasikler. Tıpkı Dostoyevski'nin verdiği örnekte olduğu gibi bir çıkış yolunu öğütleyen yahut kötünün üstünü çizen türler. Yaşamda aranılan hakikatleri biraz da kitaplarda buluyoruz ve tam olarak o mürekkep hayat senaryosuna tesir ediyor. Şimdi yazılacak birçok öykü var edebiyatın taşlarını yerinden edecek türden ve bu kaç kuşağa uzanır kim bilir? Öğütlenen ne olacak? Kaleminize sağlık Fatma hocam, seviyorum tahlillerinizi🤍🪽📚
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
" Mürekkep hayat senaryosuna tesir ediyor..." izninizle bunu defterime yazabilir miyim, çok güzel 🫠👑💖 Ne güzel açıkladınız, yani kötünün üstünü çizip çıkış yolu göstermesi, yazarın kalemiyle birlikte emri bil maruf nehy-i anil münker yapması gibi aslında. Inşaallah bu taşları yerli yerine koyacak yazarlar çoğalır diyelim kıymetli özlem hocam 🥰🎈. Okuyup böyle güzel yorumladığınız için ben çok teşekkür ederim, ben de sizin her paylaşımınızı keyifle takip ediyorum var olun 🪄✨️💐, kaleminize sağlık, güzel okumalar diliyorum 🎀🩷🌷🤗
Tam anlamıyla ‘ruhsal arbede’ ydi okuduğumuz. Yüzlerce sayfalık buhran dolu bir kitabı inceden su gibi anlatan bir inceleme olmuş. Ellerinize sağlık hocam. 💐💗
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
Okuma arkadaşım, senle okumak çok güzel yaa♥️😍. Yorumlaşıyoruz ya çok kalıcı oluyor 🫠👑. Hele cenaze kısmını hiç unutmayacağım 😂🩵. İki cümleyle ne güzel açıkladınız, incelemeyi okuyup böyle güzel yorumladığınız için ben çok teşekkür ederim kardeşcânımm 🥰🎈♥️. Umarım başka kitaplarda yine buluşuruz. Keyifli istifadeli okumalar diliyorum efendim 🫂😇🦋🧿🤗