Gönül almak bazen çok kolaymış gibi olur, bir mektup gelir, iki güzel cümle, kalp hemen yumuşar… ama asıl soru şu, o mektup yarayı sarıyor mu yoksa sadece üstünü mü örtüyor. Çünkü insan kırıcı sözleri unutunca iyi biri olmuyor, sadece sevdiği için kendinden eksiltiyor. Yine de mektubun beklemesi çok tanıdık bir sahne, sanki sevgi insanın kapısına bırakılmış sıcak bir ekmek gibi, kokusu yetiyor. Ama gönül almak, sadece güzel yazmak değil, aynı hatayı tekrar etmemek, dilini terbiye etmek, kalbi güvene alıştırmak. Yoksa her mektup bir süreliğine iyileştirir, sonra aynı yerden yeniden kanar, insan da affettim derken yavaş yavaş yorulur.
Ben genellikle hatanın büyüklüğünden ziyade, telafi çabasının samimiyetine bakarım. Çaba ne kadar sahiciyse, gönül almak o kadar kolaylaşır.😇
Mektup yazmak, üzerine düşünülmüş, vakit ayrılmış ve duyguların kağıda dökülmüş olması demektir. Neden olmasın 🤭🥰
Gönül almak kolay. Ama bu kadar kolay olanı beceremeyen de var. Ayrıca insan sevdiğine kırılınca affetmek için hep bahane arar. Ufak bir çaba bile yeterli.