O artık bambaşka bir şeye dönüşmüş; kenarları eskisi kadar
keskin olmayan, daha mülayim, daha acısız bir şeye. Kutsal bir bilgiye, örneğin. Hürmet
edilen, tam da anlaşılamayan, gizemli bir bilgiye.
... yeşilin her tonunu içeren çayırlıkta karıncalar geziniyor,
arılar uçuşuyor, çekirgeler hopluyor. Tozlu bir patikayı çıkan el arabasının gıcırtısı. İneklerin
boyunlarındaki çıngıraklar şıngırdıyor. Bir tepede meleyen koyunlar.
~^~
“Yorgunum ve ölmek üzereyim, dolayısıyla merhametli davranmak istiyorum. Seni
affetmek istiyorum. Ama Allah beni çağırıp, Affetmek sana düşmezdi, Molla, dediğinde, ne
cevap veririm?”