Normalde kendi doğum gününü kutlamayı sevmeyen biriyim.
Ama denk geldiğim, karşıma çıkan, yolumun kesiştiği herkesin doğum gününü kutlamaya özellikle özen gösteririm.
Belki kutlayanı yoktur.
Belki yalnızdır.
Belki o an, tam da o doğum günü mesajına ihtiyacı vardır diye.
Bu sene ilk defa kendi doğum günümü kutlamak istedim.
Çünkü ilk kez, kendimin en iyi versiyonuna bu kadar yaklaştığımı hissediyorum.
Çocukken hep bir Toybox isterdim.
Dile getirirdim, aklımda tutardım.
Ama olmadı.
Şimdi bu yaşımda, ilk defa kendime hediye alarak yapıyorum bunu.
Belki geç kaldı, belki anlamsız görünüyor ama değil.
Bu, geçmişte eksik kalan bir çocuğun elinden tutmak gibi.
“Ben buradayım” demek gibi.
Elbette hâlâ öğreneceğim çok şey var.
Belki yanılacağım, belki tekrar düşeceğim.
Hayat bana bugüne kadar çok güzel şeyler getirmedi.
İstediklerimin çoğu olmadı, beklediklerim gelmedi.
Ama yine de…
Buna rağmen, kendi içimde çıktığım yolculukta en yüksek noktaya ulaştığımı biliyorum.
Boşluğa düşülür.
Boşluğun içinden de geçilir.
Beklediğin hiçbir şey olmaz bazen.
Ama sen yine de devam edersin.
Çünkü asıl savaş başkalarıyla değil, kendinledir.