“Sadece hayatla başa çıkabilmek için bir ömrün kaçta kaçı tükeniyordu acaba? Sırf geçinebilmek için, günbegün, her ne gerekiyorsa onu yapmak. Tırnaklarınla kazıyarak, sanki boğulan bir adamın girdapla mücadele etmesi gibi. Adına uyku denen adanın sahiline varabilirsen eğer aklın bir süreliğine de olsa rahata erer. Bir sonraki günün dertleriyle baş etmek için hazırlanır.”
“Siz bir hikayeden ibaret değilsiniz, hikayenizden çok daha ötesisiniz. Lütfen sırtınızdaki taşla dolu çantaları ilk fırsatta sırtınızdan indiriniz ve sahibine iade ediniz. Bırakın utancın bataklığında onlar boğulsun, bizim önümüz deniz.”
“Çocukken bir şeyleri ailenden almamış olabilirsin, ama dünyanın geri kalanı sana bunları vermek için var. Belki senin doğduğun evde sevgi, ilgi ve şefkat, suların kesik olduğu bir musluktan sızan damlalar gibi damla damla aktı, ama dünya kocaman. Eğer keşfetmeye hazırsan, bir yerde şelaleler çağıldıyor.”
“İnsanlar hep hayatın kısa olduğunu ve bu yüzden her anın değerli olduğunu söyler, bu fikir de onları müthiş bir acele içine sokar. Oysa kitapların hiç acelesi yoktur, çünkü yazarları bir gün ölse bile kitaplar sonsuza kadar yaşarlar.”
“Yalnız olmak korkutucu ve depresif geldiğinde, ama toplum içine karışmak için kıyafetler kadar mecburi olan o sahte kibar gülümsemeyi yüzünüze giydirmeye mecaliniz de olmadığında, kitaplarla takılmak çok iyi bir seçenek.”