Alkolik birinin bulunduğu ailede sık sık gözlenen şu durumu düşünün:
Anne masada çocuklara hoş bir şey anlatmaktadır. O sırada baba sarhoş olarak eve gelir, ayakta zor durmaktadır. Anne dönüp bakmaz bile, çocuklarla aynı şekilde konuşmaya devam eder. Baba, daha fazla ayakta kalamaz, kıçının üzerine yıkılır, yan yatmış vaziyette yerdedir. Anne konuşmasına devam eder. Çocuk yerdeki babaya bakar, konuşmaya devam eden annesine bakar, gözleri bu ikisi arasında gider gelir. Olumsuz şeylerden hiç söz etmeme alışkanlığı olan anne, çocuklarla konuşmasına devam eder. Çocuk ortamdaki mesajı alır: "Eğer bir olayı görmemezliğe gelirsen, o gerçekte olmamış gibidir." Çocuk görmemeyi öğrenir.
Çevresinde gerçekle ilişkisini açık ve seçik kurmayan insanlar olduğu zaman çocuğun kafasında birçok soru açıkta kalır. Bu soruların en önemlilerinden biri, "Ben bu dünyada nasıl yaşayacağım?" sorusudur.
Bu sorunun birçok alt soruları vardır:
İnsanlar söylediğini yapmadığı, yapılanı söylemediği zaman ben neyin doğru olduğunu nasıl anlayacağım?
Yalan söylendiğini hiçbir zaman anlayamayacağıma göre, ben insanlara nasıl güveneceğim?
Gördüğüm şeylerin konuşulmadığı, yokmuş gibi davranıldığı bir ortamda ben emniyette miyim?
Gerçek diye bir şey var mı, ve ben, gerçeğin ne olduğunu nasıl anlayacağım? Neyin ne olduğunu nasıl anlayacağım?
Bunları bilmeden ben nasıl yaşayacağım?
SavaşçıDoğan Cüceloğlu