Yunan tragedyasının en kuvvetli örneklerinden biri sayılan Kral Oidipus, basitçe üzücü olaylar dizisi değildir. Ağlatmak için yazılmış bir hikâye hiç değildir. Tragedya, insanın kendi sınırlarını bilmeden onlara çarpmasını anlatır.
Kral Oidipus, tanrısal düzeni bir kez ihlal etmiş bir soyun, bir daha asla normale dönememesinin adıdır. Gözleri görürken kör olacak, kralken dilenciye dönecek, bir değneğe dayanarak yabancı diyarlarda sürüklenecektir. Çocuklarının hem babası hem kardeşi, onu doğuran kadının hem kocası hem oğlu olacaktır. Babasını öldürdüğü, babasının karısından çocuklar doğurduğu gerçeği ortaya çıkacaktır.
İşte ona söylenen kehanet budur.
Ve kaçmaya çalıştığı kader de.
Burada asıl soru şudur: Kader mi, özgür irade mi?
Tragedya bu soruya cevap vermez. Zaten büyüklüğü de buradadır.
Çünkü Kral Oidipus, insanın düzeninin bozulmasını değil;
düzen sandığı şeyin baştan beri bir yalan olduğunun açığa çıkmasını anlatır.
Hayatımda böyle bir leke, böyle bir kader görmedim; insanın aklının ucuna bile gelmeyecek bir felaket bu.
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma