Puan vermedi·136 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 13:26
Merhabalar bugün #grigorypetrov dan #beyazzambaklarülkesinde eseri ile buradayım. Petrov dan biraz bahsetmek istiyorum. Rus yazar olan Petrov 20. yy başlarında en tanınmış papazlardandır. Fikirleri ve düşünceleri ile kilisenin önde gelenlerine ters düşmesinden dolayı papazlıktan ve kiliseden aforoz edilen Petrov, yazıları ve fikirleri ile her daim kitlelere hitap etmiştir. Bolşevik devrimi ile ülkeden kaçan Petrov bir kaç ülkeden sonra kendini Finlandiya da bulmuştur. Finlandiya toprakları tarafından verimsiz bataklık bir bölge olması yönü ile kötü durumdadır. Ama Petrov' un bu ülkeye gelmesi ve Finlandiya'nın sınırlarının çok büyük ölçüde korunması buna kezâ halkın sunulan kurarlara ve önerilere uyması Finlandiya halkını çok büyük ölçüde etkilemiştir. Bunlar Petrov'un Beyaz Zambaklar Ülkesinde eseri ile başkamaktadır. Petrov ülkedeki birçok durumu bu eserinde ele almış ve birçok başlık altında çözümleri , önerileri ile toplanmıştır. Petrov'un bu eseri yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti'nde de etkili olduğu söylenir. Mustafa Kemal Atatürk'ün bu eseri hem önermesi hemde okullarda okutulmasını istemesi o dönem için cidden harika bir fırsat diye düşünüyorum. Çünkü bizim ülkemizde kurulan Enstitülerin de ülkemiz adına neler kazandırdığı ve kapandıktan sonra neleri kaybettiğimiz ortada. Birazda bundan bahsetmek istiyorum. Yıl 1930 savaştan yorgun düşen halkın %90 ı okuma yazma bilmiyor. Nüfus 16 milyon bunun 12 milyonu köyde yaşm sürüyor. 40 bin köy var 6 bin öğretmen var. Bu öğretmenler şehirde yaşamış ve köylerde öğretmenlik yapmak istemiyor. Köyler toprak ağalarının elinde , çocuklar ağaya hizmetkâr yetişiyor. Başka çareleride yok. Köylerde halk hastalıktan kırılıyor sağlıkçı yok. Halk çıkarcı hocaların eline kalmış. Düşünün böyle bir hayat. Mustafa Kemal Atatürk 1935 yılında yaptığı bir kongrede bunun böyle olmayacağını ve derhal birşeyler yapılması gerektiğini söyler. Alınan karar ile askerlerin yüksek mertebede olanlarından seçilir ve Eskişehir'de eğitim verilir. Bu askerler köylere kalacak ve oralarda öğretmenlik yapacak çocukları yetiştirecektir. Atatürk'ün vefatı ile bu yarım kalan durumu üstlenen Felsefe hocası o zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlk Öğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç ile omuz omuza verip bir çalışma hazırlandı. Ülke 21 bölgeye ayrıldı. Trenin en yakın bölgelerinde okullar kuruldu ismine Enstitü dendi. Burada Aydın öğrenci gençler beş yıl yetişecek ve köylere öğretmen olarak dağılacaktı. Herşey o kadar güzel gitmekte ve bu egitim insanları ve insanlığa ışık mahiyetinde olacaktı. Egitim içinde üretim, üretim içinde egitim felsefesi ile ilerliyorlardı. İlk Enstitü Hasanoğlan Kırıkkale yakınlarına kurulmuştu. Hasan Ali Yücel dünya klasiklerini türkçeye çevirmiş ve her ögrenci bir sene içinde 25 eser okumak zorundaydı. Kendi pişirdikleri ekmekle doyan, kendi yetiştirdiği mahsulü hasat eden ve kendi yaptığı evlerde kalan ögrenciler yetişiyor ve bu öğrencilerin dünyası aydınlanıyordu. Aşık Veysel bu Enstitüleri geziyor ve müzik dersi veriyordu. Tiyatrolar , gösteriler yani anlatamadağım daha birçok konuda aydınlanmış bir köy gençleri vardı. Ağaların hizetkarları artık köylere 8 bin genç öğretmen olarak döndüler. Tabii bu durum birilerini rahatsız etti. Köy ağaları halkın uyanmasını istemiyor ve bu egitimcileri suçluyor Komünist yuvalar olarak tabir ediyorlardı. Köy ağaları emrinde olan köyleri kaybettiklerini görünce dönem siyasetçileri ile bir anlaşma yapıp buraların kapatılmasını istemişlerdir. Köy ağasının şu sözü herşeyi açıklar niteliktedir. "Benim bindiğim eşeğin benden akıllı olmasını istemem " der. Ve dönem siyasetçileri ile bu Enstitüler kapatılır, yıkılır. Hani eski aydınlarımız varya!!! işte oraların bizler sundugu en büyük kişilerdir. Tabii sadece bununla da kalmaz dış güçlerde kurallar koyarak eğitime ve aydınlanmaya darbe vurmuştur. Şimdi tekrar Finlandiya olayına gelmek istiyorum. Eğer senin ülke sınırların korunuyor ise sen ülkende istediğin gibi istediğin şeyi rahatlıkla yapabilirsin olayı , gerçeği insanın yüzüne çarpmakta. Biz coğrafi olarak sınırları korunan bir ülke olmaktan ziyade dış güçlerin böl parçala zihniyeti ile mücade eden olmadı içimizde hâlâ inanç ve laikliği bir arada benimseyemeyen insanlarla iç içe yaşamak zorunda olduğumuzu dile getirmek istiyorum. Keyifle okuduğum , edebi açıdan pek bir beklenti içine girmemeniz gereken bu eser sizlere bir fikir , aralayacagınız bir kapı olma mahiyetinde bir eser olacaktır. Okumanızı ve araştırmalar yapmanızı tavsiye edeceğim bir eser Keyif dolu bir gün diliyorum Hoşça kalın
Edebiyat
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,7bin okunma
·
137 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kalemine sağlık, yine özetin bilgi dolu 💛
Kutbu Sitare
Gönderi Sahibi
Oluşuna sağlık canım benim. Teşekkürler 💐
Yine aydınlattınız bizi üstadım🥰👏🏻
Kutbu Sitare
Gönderi Sahibi
Estağfurullah hocam naçizane benimkisi , oluşunuza sağlık teşekkürler 🙏