Gönderi

Suç ortağı arıyorum. Suç mahalli: Araf.
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 19:12
“Niyet hayır olursa akıbet de hayır olur,” derler. Araf, bu deyimi yerle bir ediyor. Çünkü Araf bize şunu söylüyor: İyi niyet, her zaman kurtarmaz; bazen yalnızca daha büyük bir felaketin yolunu açar. Araf, beni okur olarak masum bırakmıyor. Aksine, suç ortağı yapıyor. Okuyoruz, devam ediyoruz, sayfayı çeviriyoruz. Şiddet yaşanırken dünya durmuyor; tam tersine, aydınlık bir günde akmaya devam ediyor. Dükkanlar açık, insanlar alışverişte, hayat “normal”. Oksanen bu sahneleri bağırarak değil; sakin, soğuk, neredeyse kayıtsız bir dille anlatıyor. Çünkü asıl korkunç olan şiddetin kendisi değil, bu şiddetin tam ortasında dünyanın hiçbir şey olmamış gibi dönmesi. Ve okur da bu dönüşün parçası hâline geliyor: bakarak, bilerek, durmadan. Bu bir araf. Estonya bayrağının taşıdığı o üç renk gibi. Siyah: ağır bir geçmiş, bastırılmış acılar, üstü örtülmeyen bir karanlık. Mavi: umuda benzeyen ama temkinli bir özgürlük arzusu; gökyüzüne bakarken yere basmayı unutmayan bir bekleyiş. Beyaz ise naif değil; bedeli ödenmiş, lekesiz kalmak için çok şey kaybetmiş bir gelecek inancı. Eğer bu yıl yalnızca bir yazarın sizi suç ortağı yapmasına izin verecekseniz, o yazar Sofi Oksanen ; o kitap Araf olsun. Peki, Araf tek bir yer mi? Yoksa herkesin içinden geçmek zorunda kaldığı, kimseye benzemeyen bir durak mı?
ArafSofi Oksanen · Pegasus Yayınları · 2011518 okunma
··
9 +1'leme
·
3.321 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
En son böyle bir kitap okuduğumda yıkıp geçmişti... İyi bir yazar böyle mi anlaşılır bilemem ama beni kitabın içine almıştı. Suçlu hissetmiştim. Yıllardır kütüphanemde bulunan bu kitabın üçlü bir seri olduğunu öğrenmiştim. Bu kitap serinin ilki... Güzel incelemenizden sonra kitaba başlamamak için bir bahane bulamadım. Kaleminize yüreğinize okumanıza sağlık...
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
O sizi yıkıp geçen kitabı ayrıca merak ettim, paylaşırsanız sevinirim. İyi bir yazar ve iyi bir kitap bence kişiden kişiye göre değişebiliyor. Okurun yaşanmışlığına, ruh hâline, hayata hangi yerinden baktığına bağlı. Ama bir metin, kendi hikâyemizden bağımsız olarak bize suçluluk duygusu hissettirebiliyorsa, empati kurdurabiliyorsa; evet, bu bence hem yazarın hem de hikâyenin başarısıdır. Ben Araf’ı da uzun süre satışta olmadığı için beklemiştim, o süreçte biraz araştırma yapmıştım. Bildiğim kadarıyla Araf bağımsız bir roman; resmî olarak üçleme olarak geçen bir seri yok. Ancak Oksanen’in kitapları tematik olarak birbirine oldukça yakın. Belki bu yüzden üçleme gibi algılanmış olabilir. Ben mesela Araf’ı satın alırken Stalin'in İnekleri’ni de almıştım. Araf’ı okuduktan sonra, daha ikinci okumada bile konuların birbirine nasıl değdiğini fark ettim. Ve bu kitabı da kesinlikle okuyup suç ortağı olmanızı isterim. Keyifli okumalar dilerim.
Hepimiz çoğunlukla kendi iç mahkememizde kendini yargılıyor ve iyi niyetımizin bizi hangi yollara sürükleyeceğine karar veriyor. İyi niyette göreceli karsındaki samimiyetine inanmazsa yaptığın iyilikte havada kalıyor ;karsındaki ön yargılı bakıyorsa samimiyetin de ona gecmıyor. Renkler ile anlattığın kısım ise beyazın masumiyeti mavinin tutsaklığa direnişi ve siyahın hayatın bilinmezliği gibi... Bence araf bilinmez bir karanlık bana göre rengi de siyah... Yine harıka bır inceleme uzun veya kısa hiç fark etmiyor. Hepimizin yüreğine dokunuyor. Yüreğine sağlık.
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum 😊🙏. Evet, söylediklerinize katılıyorum. Bu gerçekten çok derin ve katmanlı bir mesele. Sadece “Araf” kavramı bile hem dinî hem psikolojik açıdan başlı başına ele alınabilecek bir alan. Renklere gelince… Araf’ı ben de siyahın tonlarına daha yakın hissediyorum. Karanlık tarafı çok baskın. Ama aynı zamanda griye çalabilen, hatta belli koşullarda beyaza, yani aydınlığa evrilebilecek bir hâli de var gibi geliyor bana. Belki de Araf’ın asıl meselesi tam olarak bu: sabit bir renge sahip olmaması.
Emeğinize sağlık 👌 🙏 Bu arada bir bilgi vereyim, Finlandiya ile Estonya arasında bir nevi akrabalık var; bunu 90'larda futbolu takip ederken farketmiştim:)
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 🙏 . Hocam kitapta da hissediliyor dediğiniz. Yakın tarihe bile baktığımızda “bir nevi” kesinleşiyor😄.