Gönderi

Anna Karenina
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 22:54
~Öncelikle bol bool spoiler içerir.~ Anna Karenina Kitabı bitirmek için kendime bir süre verdim ve 1 haftada bitirebildim bunu yapabildiğim için çok mutluyum çünkü kitap çoook ama çook uzundu. Kitabın yüzde 60'ını sıkılarak sırf okumak için okudum diyebilirim , Lev Tolstoy Tolstoyun anlatım tarzına Fyodor Dostoyevski Dostoyevskiden sonra biraz garipsedim, dosto bireyin iç dünyasına inip aslında ruhunda neler olup bittiğini anlamamızı sağlarken Tolstoy olaylara birazda toplumsal açıdan bakıyordu evet o da duygulara iniyordu fakat beklediğim kadar ruhsal betimlemeler yoktu . Kitabın özellikle ortaları sürükleyici değildi dediğim gibi biraz sırf okumak için okudum fakat özellikle 700 den sonrası akıp gitti , tuhaf ama Annanın ölümü ve sonrası kitap aktı gitti. Herneyse kitabın konusuna gelecek olursak kitap Dolinin aldatılması ve kocasıyla yaşadıkları tartışma ile başlıyor sonrası kocasının kardeşi Anna Karenina geliyor ve ikiliyi barıştırıyor Doli Annayı çok seviyor , Kareninlerde toplumda çok saygı görülen bir aile Annanın Serjoya adında birde oğlu var oğlunu çok seviyor . Birde Vronsky çıkıyor karşımıza ,Dolinin kardeşi Kiti görüyoruz Kiti Vronskyi seviyor ondan evlenme teklifi bekliyor falan kitabın başında sonuna dek sevemedim Vronskyi daldan dala konan aşkı , gönül eğlendirmeyi seven bir tip kendisi . Umarım Anna ona aşık olmaz diyordum ki maalesef oldu. Başlarda Annayı seviyordum fakat sonrasında kocasını aldatması ne boşanmak istemesi ne de Vronskyden ayrılmaması sürekli ilgi istemesi beni kendisinden nefret ettirdi. Kocası tam değil ama bence iyi bir adam Anna ölüm döşeğindeyken onu affetmesi kızına karşı merhameti Vronskyle konuşması bunlar hepsi aldatılmış bir adamın kolay kolay yapacağı şeyler değil doğrusu , karın başkasından hamile ve bunu herkes biliyor evime girmesin diyorsun tek istediğin bu fakat kadının umrunda bile değil çok aşağılık bir durum gerçekten. Evet adam kusursuz değildi dediğim gibi herkes farkındaydı bu ilişkinin kendisi de ses çıkartmıyordu boşanmak isteğinde de oğlunu istiyordu ve Anna da hiç bir zaman boşanmaya istekli değildi Vronsky ona boşanmasan bir şey olmaz dese eminim Anna çok mutlu olurdu . Düşünüyorum da Annanın Vronskye duyduğu aşk mıydı cidden böylesine tutkulu kıskanç ilgi manyağı olup çıkması hepsi aşk denen kavram yüzünden miydi ? Annanın doğumdan sonra sevgilisiyle kızını alıp yurt dışına gidip gününü gün etmesi oğlunu hiç düşünmemesi de beni çok şaşırttı oğlunu çok seven bir kadın nasıl bir aşk ki onu bir an olsun düşünmeden aylarca mutlu mutlu yaşadı ? Açıkçası başlarda Annaya üzülmüştüm içinde bulunduğu durum oğlunu alamamasına çok üzüldüm fakat sonrasında yaptıkları ve başına gelenleri tamamen hak etti maalesef . Annanın ölümü de çok trajikti , Vronskyle sürekli tartışması sürekli beni sevmiyor beni terk edecek diyip kuruntular kurması ve buna üzülüp sürekli adamı sen beni sevmiyorsun diyip darlması tamamen kendi bencilliği, bence Anna Vronskyle beraber kadın olduğunun farkına vardı ve Vronskynin ona verdiği aşk adı altında önüne sunulan ilgi onu çok cezbetti öyle ki Vronskyle Moskova'ya geldiklerinde bile kendinden genç erkeklerle Levinle bile flört etmesi ve bundan mutluluk duyması tamamen bu ilgi manyaklığından geliyor bence . O gün Vronskyle ya da bir başkasıyla konuşup biraz olsun rahatlasaydı belki de trenin altına atmaycaktı kendisini zaten ölüm anında bile bir bilinç geliyor ve ben nerdeyim ne yapıyorum Tanrım diyip bir pişmanlık yaşıyordu ve maalesefki çok geçti . Annanın ölümü sonrasını yazarın kaleme almaması beni çok üzdü Serjoyaya noldu bunu nasıl öğrendi Ani ilerde annesini nasıl bilicek Vronsky zaten Annadan sonra o da ruhen ölmüştü, savaşa gitti ama sonrası neler oldu bunlar hep soru işareti olarak kaldı . Anna ve Vronskynin ilişkisi bence baştan beri sonu belli trajik bir ilişkiydi . Gelelim Levin ve Kitiye Levin kitap boyu çok sevdiğim bir karakter oldu Kitiye evlilik teklifi edip red edilmesine çok üzülmüştüm ve açıkçası Levinden iyisini mi bulacaksın diyip sitem de etmiştim , evlenmelerine öyle çok mutlu oldum ki anlatamam tahtaya baş harflerle ilanı aşk etmeleri beni çok ama çook mutlu etmişti . Ne güzeldiniz çocuklar siz ah ah . Mutlulukları bozulacak diye diken üstündeydim son sayfaya kadar . Tam böyle hayattan gerçekte de olabilecek bir evlilikti Tolstoya bu açıdan bayıldım normal toplumda da yaşanabilir olayı alıp önümüze sunup bizi de dışardan biri yapması çok güzel. Her evlilik gibi onlarda tartışıyor kıskançlık yapıyorlardı ama ikisinin sevgisini sayesinde birbirlerinin kusurlarını tamamlıyorlardı ve en çok sevindiğim oturup konuşuyor ve gün sonunda barışıyorlardı. Levinin Annayla tanışıp ondan etkilenmesi ardından bunun yanlış olduğunu düşünüp eşine anlatması bunu konuşmaları en sonda barışmaları bana rahat bir nefes aldırdı. Oğlu Mityanın doğumu da beni çok gerdi bir an Kiti ölecek sandım neyseki olmadı . Bence çok güzel bir aile oldular . Kitap boyu Levinin iç dünyasını görüyorduk fakat özellikle son sayfalarda Tanrı ile ilgili onu bulmaya çalışması, inançsız birinin hayata tutunması ve sonunda içsel huzura kavuşması ne mutlu . Levinin kitabın son sayfalarında yaşadığı aydınlanma çok güzeldi ve evet savaş konusunda Levine katılıyorum. Her şeyiyle mükemmel bir kitaptı iyiki okudum dediğim bir kitap oldu kendisi ama ufak bir şikayetim var bu kadar uzun olmasına gerek var mıydı ya ;) ~~Kitapla kalın sevgiler ~~
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.