Bu kitabı sevgili takipçilerim sayesinde hemen hemen bir yıl kadar önce duymuştum. Bana o kadar çok tavsiye eden kişi oldu ki daha fazla kayıtsız kalamadım ve kitabı aldım.
Okumaya başladığım anda kitabın içindeki hikayenin beni büyülediğini fark ettim. Konu olarak o kadar ilgi çekiciydi ki kitap boyunca hem bitsin istedim hem de hiç bitmesin istedim. İnanın yorumuma nereden başlayacağımı bilemiyorum. Uzun zamandır bu kadar etkileyici bir kitap okumamıştım.
100 yaşındaki Murray’in her gün ilaç kullanmadığı takdirde birkaç saat içinde onu öldürecek bir hastalığı var. O aslında her yeni güne artık ilaçlarını kullanmama kararıyla başlıyor ama bir şekilde kendini o ilaçları alırken buluyor. Fakat artık o kadar sıkılmış ki yaşamak için bir sebep arıyor. İşte tam da böyle bir zamanda karşısına 10 yaşında, kalp nakli olmazsa ölecek bir çocuk çıkıyor ve bu çocuğun ölmeden önce gerçekleştirmek istediği 5 dileğin yazılı olduğu kağıdı okuduğu an, yaşamak için aradığı o sebebi buluyor. Jason’ın dileklerini gerçekleştirmek artık onun hayatta kalma sebebi oluyor…
İşte kitabımızın konusu bu şekilde. Konu olarak bana çok farklı geldi, gerçekten kurguyu çok beğendim. Kitabın dili de çok güzeldi, akıcıydı, kitap bir çırpıda bitti. Kitapta yaşanan şeylerden dolayı ben çok yavaş okumaya çalıştım bitmesini istemediğim için ve sonunda olacaklardan korktuğum için ama bir yandan da neler olacak diye merakımdan içim içimi yedi.
Bir yanda yaşayacağı kadar yaşamış, onun düşüncesiyle artık ölmesi gereken bir adam… diğer yanda daha 10 yıl yaşamış ve bu hayatta görmesi gereken daha birçok şey olan küçük bir çocuk…
Jason ve Murray’in ilişkisi beni öyle duygulandırdı ki…
Murray’in geçmişte yaptığı hataları Jason ile telafi etmeye çalışması, onu koruması kollaması, sahiplenmesi…
Jason’ın ailevi problemleri… Yani kitap gerçekten insanın kalbinde bir yerlere dokunuyor. Çok hüzünlüydü…
İnsan birçok ders çıkarıyor okurken. Hayatın kıymetini yaşarken bilmeyi, anın tadını çıkarmayı, sevdiklerimizi kaybedince zamanın geri gelmeyeceğini, bu hayatta paradan daha önemli şeyler olduğunu… Sonunda gözyaşlarımı tutamadığımı da belirtmek isterim.
Yazar yaşam ve ölüm arasındaki o ince çizgiyi öyle güzel bir hikayeyle anlatmış ki insan kitabı okurken sürekli düşünüyor ve kendini sorguluyor. Jason’ın o beş dileği hep aklımdaydı kitabı okuduğum süre boyunca. Acaba gerçekleştirebilecekler mi? Ömürleri yetecek mi? Lütfen hepsini gerçekleştirsinler lütfen, diye diye okurken buluyorsunuz kendinizi. Son sayfayı da okuyup kitabın kapağını kapattıktan sonra da büyük bir boşluk kalıyor içinizde… Muhteşemdi…
Gerçekten harika bir kitaptı, çok ama çok beğendim. Mutlaka ekleyin okuma listelerinize…