Puan vermedi·182 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Aralık 2025 08:23 Hüseyin Rahmi, Cadı’da yine yapacağını yapıyor:
Bir yandan mezardan çıkan hortlaklarla ürpertiyor,
diğer yandan bu korkunun arkasındaki toplumsal batıl inançlarla ince ince dalga geçiyor.
Roman, kocası ölen Fikriye Hanım’ın, iki çocuğuyla yalnız kalan Naşit Nefi Efendi ile evlendirilmek istenmesiyle başlıyor.
Ama küçük (!) bir sorun var:
Naşit Nefi Efendi’nin ölen eşi Binnaz Hanım hortlamış olabilir…
Dedikodular, korkular, mezardan geldiği iddia edilen mektuplar…
Gerçekten bir ruh mu var, yoksa insanlar korkularıyla mı oynuyor?
İşte Hüseyin Rahmi’nin ustalığı tam da burada:
Cadı, bir korku romanı gibi başlasa da aslında akıl ile hurafenin kapıştığı muzip bir hikâyeye dönüşüyor.
Batıl inançların insan zihnini nasıl esir aldığını, dedikodunun nasıl “gerçeğe” dönüştüğünü gösteriyor.
Üstelik sadece korkutmuyor;
varlık–yokluk
spiritüalizm
ruhun maddi olup olmadığı
kadın–erkek toplumsal rolleri
gibi konuları da tartışmaya açıyor.
Okurken hem ürperdim hem de yazarın o iğneleyici zekâsına hayran kaldım.
Türk edebiyatıyla tanışmak isteyen ya da “akıl vs. hurafe” temasını seven herkes için çok güçlü bir başlangıç kitabı.
Hortlaklara inanır mısınız bilmem ama Hüseyin Rahmi’nin kalemine inanacaksınız.