Gönderi

Evlilik Herkesi Tamamlamaz, Bazı Erkekleri Yok Eder
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 14:11
Acımak, yanlış bir evliliğin bir insanı nasıl adım adım bedbahtlığa sürüklediğini ve böyle bir ailede büyüyen çocukların bu yükü nasıl sessizce taşıdığını açık seçik gösterir. Roman, gündelik hayatta sıkça kullanılan “anasına bak, kızını al” sözünün yalnızca bir yargı değil, kimi zaman yaşanmış bir hakikat hâline nasıl geldiğine de tanıklık eder. Zehra, suçluluk, gurur ve temizlik takıntısıyla örülü bir ahlakın içinde yaşar; ahlaki leke ve toplumsal teşhir korkusu onun iç pusulasıdır. Fedakârlığı zamanla bir erdeme değil, katı bir gurura dönüşür. Kendini inkâr ederek kurduğu bu benlikte merhamete yer yoktur; acımak, zayıflıkla eş anlamlıdır. Bu zaafı dışında neredeyse hiçbir zaafı yoktur. Peki, bu zaaf nasıl giderilir? Mürşit’in temel körlüğü de burada açığa çıkar: Akıllı, gözü açık ve anlayışlıdır; fakat kendine en yakın olanı, kendi hayatını göremez. “Göz kendini göremez” cümlesi, onun gecikmiş fark edişlerinin özeti gibidir. Yanlış bir evlilikle kurulan bu hayat, ancak bedbahtlık derinleştikten sonra anlaşılır; Mürşit her şeyi hep çok sonradan görür. Hikâyeyi dinlerken, Mürşit’in sesi kulağımda hep aynı cümleyle dolaştı: “Aman oğlum, sakın evlenme; istemediğin bir adam oluverirsin. Azıcık da olsa anlıyorsun.” der gibi dinledim. “Hani çocukları korkutmak için derler ya: ‘Bak öyle olursun.’ Acımak’ta bu sözün yetişkin karşılığı var: Bak evladım… evlenirsen Mürşit gibi olursun.” Bir insan, kötü bir evlilikten kötülüğü bildiği hâlde neden kopamaz? İrade nasıl sersemler, hüküm verme kudreti nasıl felce uğrar? Acımak, bu sorulara hazır cevaplar sunmaz; fakat satır aralarında, bu çözümsüzlüğün insanı nasıl adım adım bağladığını son derece açık bir biçimde gösterir. Her şey bu kadar geç anlaşılıyorsa, verdiğimiz hükümler ne kadar erken?
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 202451,5bin okunma
·
10 +1'leme
·
4.363 Gösterim
12 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yine sıradan kelimeler ile inşa edilmiş mükemmel bir inceleme . Herkesin kullandığı aynı kelimeler nasıl oluyor da sihire dönüşüyor kaleminizden dökülürken?..
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Bu güzel sözlere sıradan kelimelerle nasıl karşılık verebilirim diye düşündüm ama bulamadım😔. Övgünüz için çok teşekkür ederim. Sanırım mesele kelimelerde değil, onlara hangi yerden baktığımızda. Aynı kelimeler herkeste var ama aynı yerden bakmıyoruz. Güzel sorunuz ve inceliğiniz için tekrar teşekkür ederim😊🙏.
Çok keyifli çok güzel bir inceleme olmuş hocam kaleminize gönlünüze sağlık 🤌🏻
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim, bu güzel sözleriniz beni çok mutlu etti. Okurken keyif almanız en büyük ödül😊🙏.
Yine okumak için zamanla ve kendimle savaşmam gereken bir inceleme yazmışsınız ☺️ merak uyandırdı emeğinize sağlık 🙏
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Bu tatlı savaşta tarafınız kitap olsun 😄 Çok teşekkür ederim 🙏
Öncelikle emeğinize sağlık. Güzel bir inceleme olmuş. Benim ilgimi şu soru çekti : Bir insan, kötü bir evlilikten kötülüğü bildiği hâlde neden kopamaz? Alışkanlık ve bağlanma Umut tuzağı Değer görme kırıntıları Suçluluk ve sorumluluk hissi Yalnızlık korkusu Kendilik değeri zedelenmesi Özetle: İnsan kötü bir evlilikte mutlu olduğu için değil, korktuğu, alıştığı, bağlandığı ve kendine olan inancı zayıfladığı için kalır. Ama şunu da net söyleyeyim: Bir insan “neden kopamıyorum?” diye sorabiliyorsa, içinde kopmak isteyen sağlıklı bir parça hâlâ yaşıyor demektir...
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Kayıp Yeşil Defter size katılıyorum. Teşekkür ederim, sizin de güzel vakitleriniz olsun iyi akşamlar dilerim😊
Okuma listeme ekledim, emeğinize sağlık, harika bir inceleme olmuş.
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Şimdiden keyifli sorgulamalar dilerim📕. Çok teşekkür ederim 😊🙏.