·133 syf.····Okunma: 29 Ocak 2026 11:42 Hüzün, küçümsenmek, özlem, aşk, şehvet, umut…
Bu eserin en belirgin anahtar kelimeleri.
Herkesin sandığının aksine katıksız bir aşk hikayesi değildir. Aksine aşka getirilmiş en büyük eleştiriyi yapar Shakespeare.
Romeo başta Rosaline isimli bir kıza deliler gibi tutkundur. Acı çeker, özler, şiirler yazar, ağıtlar yakar ta ki Juliet ile tanışana kadar. Rosaline aşkın geçiciliğini bildiğinden yüz vermez Romeo'a. Juliet daha sevimlidir artık Romeo için. Romeo yine aşıktır. yeminler, şiirler bu sefer Juliet içindir. Hatta o meşhur balkon sahnesinde Romeo ay üzerine yemin etmeye kalkınca Juliet "yemin etme sakın kararsız ay üstüne, yörüngesinde her gece yön değiştiren ay gibi, değişken olur sonra senin de aşkın." der. Zaten eserin bütününde bir sadakatsizlik vurgusu vardır. başka bir sahnede ise rahip Lawrence:
...şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar,
ölümleri olur zaferleri,
öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.
en tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir,
aynı tat isteği, iştahı köreltir.
onun için ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin,
hedefle hızlı giden, yavaş kadar geç varır...
öğütünde bulunur genç aşıklara. Shakespeare özellikle karakterlerin yaşını çok genç tutmuştur gönlün havailiğini vurgulamak için. Fuzuli'nin aşk anlayışı gibidir biraz da. Her ne kadar tanrı aşkı gibi bir durum söz konusu olmasa da Romeo da Mecnun gibi özel birine aşık değildir. o da Mecnun da aşkın kendisine aşıktırlar. SOnunda ise rahibin öngördüğü gibi yok olurlar aşklarının şiddetinden.