Çok severek okuduklarımdan oldu bu değerli kitap.
Puslu Kıtalar Atlası, düş ile gerçeğin birbirine karıştığı, varlık, kimlik ve kader üzerine kurulu masalsı bir yolculuk anlatır. Uzun İhsan Efendi’nin zihninde şekillenen dünya, oğlu Bünyamin’in yaşadıklarıyla ete kemiğe bürünürken okur da gerçekle hayal arasındaki çizginin aslında ne kadar belirsiz olduğunu sorgulamaya başlar. Osmanlı atmosferi, macera, felsefe ve postmodern anlatımın iç içe geçtiği bu roman, “dünya bir düştür” fikrini merkeze alarak geçmişi, bilgiyi ve insanın varoluşunu büyülü bir hikâye içinde yeniden kurar.