Unutmak, bir şifadan ziyade bir firardır. Lakin bilmez misin ki; zihin unutsa da kalp her daim hatırlar. Hatıranın yükünden kaçıp 'unuttum' demek, güneşin önünü avucuyla kapatıp 'gece oldu' diye kendini kandırmaya benzer.
Asıl hüner, unutmak değil; hatırayı hikmete dönüştürüp kalbe bir nişan gibi asmaktır. 'Unutmak en kolayı' diyen, sadece acının kabuk bağlamasını bekleyen kimsedir. Oysa hakikat ehli için mühim olan, o acıdan bir olgunluk devşirmektir. Kaçarak değil, ancak yüzleşip o hatırayı Allah’a emanet ederek huzura erilir. Zira unuttuğun her şey, yarın bir köşe başında daha ağır bir yük olarak karşına çıkmaya mahkûmdur.