Öncelikle belirtmek isterim ki bronte kardeşleri çok severim, Jane Eyre ‘ın da yeri bende ayrıdır, ee malum muallime bir kızımız kendileri..
Bu kitap için de kitapsever arkadaşlar ikiye ayrılmış durumda idiler, aşırı sevenler ve aşırı yeren hatta okuyamayacak kadar sevemeyenler..
Ben akışı ve anlatımı çok sevdim, dizi/film izler gibi okudum kitabı. Akmayan bir kitap değil kesinlikle. Bence okuyamayanların okuyamama sebebi aşırı karanlık/kötü bir hikaye olması olabilir. Zira kitabın başından sonuna her olan olayı “yok daha neler” diyerek okuyorsunuz, aklınız havsalanız almıyor. Ama deli gibi de merak ediyorsunuz, ne olacak diye. İsimler biraz karışık, çocuk isimleri büyük isimleri ile hep aynı. Zaman zaman aynı soyadlar karışıyor, kim kimdi çıkarmak güç olabiliyor, hatta bir ara Yüzyıllık Yalnızlık mı okuyorum acaba ben dedim :) Zaten sanırım yakın zamanda filmi de vizyona girecekmiş, onu da izleriz gibi ;)
Uğultulu Tepeler hikayesi Jane Eyre ‘ın tam aksi bir kitap. Ondaki naiflik ve kendini adayış burada kötülük ve yok ediş olarak karşımıza çıkıyor. Ama totalde aşk var. Aşkın karanlık yüzü var. Felsefik ve psikolojik yönden ele alacak arkadaşlar olaylara elbette daha derinden yaklaşacaktır, ben kendi ilmimin yettiğince yorumluyorum elbette. Bu kadar kötülüğe rağmen ben yine de sevdim. Kitapların önemini vurgulaması ve onlara değer verilmesi bile sevmem için yeterdi esasen. Bence okunması gereken bir kült eser, farklı bir perspektif sunuyor bizlere. Keyifli okumalar dilerim ;)
Benim lisede okuduğum kitaplardan birisi. Yayınevinin çok iyi olmamasına rağmen kitabı çok beğenmiştim. Hatta burada tek sabitlediğim alıntı da Uğultulu Tepeler'e ait 😄
Uğultulu Tepeler, sevginin sınır tanımadığında, merhametten koptuğunda nasıl yıkıcı bir güce dönüştüğünü anlatan, insanı mahveden ama bu yüzden unutulmayan bir roman… yorumunuzu merakla bekledim kitabi begenmenize sevindim :-) Jane Eyre bende de yeri cok farkli bir klasiktir… tekrar tekrar bikmadan okuyabilirim.. yureginize saglik her daim kitapli gunleriniz olsun📚💐