Puan vermedi·104 syf.··
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:53
Düşüş aslında bir monologdur. Jean-Baptiste Clamence adındaki karakter, Amsterdam’da bir barda size (isimsiz bir yabancıya) hitap eder. Okurken kendinizi o barda, Clamence’in karşısında oturuyormuş gibi hissederseniz. Karakter başkalarını yargılayabilmek için önce kendi günahlarını itiraf ederek kendini alçaltır. Buradaki kurnazlığı fark etmeye çalışmak kitabın en keyifli kısmıdır.Eğer daha önce Albert Camus ’nün Yabancı kitabını okuduysanız, Düşüş 'ün oradaki "kayıtsızlık" temasının çok daha karanlık ve ironik bir versiyonu olduğunu göreceksiniz. Yabancı kitabında kahraman suçluydu ama masum bir yanı vardı. Düşüş 'te ise artık kimse masum değildir. Albert Camus , insanın bir kez kendi içindeki karanlığı fark ettikten sonra bir daha asla eski "saf" haline dönemeyeceğini anlatır. Albert Camus Düşüş'te sadece "İnsanlar kötüdür" demiyor; önce "Ben ne kadar berbat biriyim, bakın neler yaptım" diye anlatmaya başlıyor.Onu dinlerken "Vay be, adam ne kadar dürüst, kendini ne kadar ağır eleştiriyor" diye düşünürken, bir noktada fark ediyoruz ki aslında o ayna bize dönmüş.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
·
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.