Ölmek Kolaydır Sevmekten bende büyük bir hayranlık uyandıran bir roman olmadı ama okurken bütünüyle dışarıda kaldığımı da söyleyemem. Ahmet Altan'ın dili tanıdık, sade, akıcı ve yer yer durup düşünmeye çağıran cümlelerle ilerliyor. Roman, beni sarsmaktan çok, belli bir duygunun etrafında dolaştırdı.
Aşk, bu kitapta yüceltilen bir hâl değil. Daha çok insanı yoran, ağırlaştıran, bazen de susturan bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor. Karakterler sevdikçe büyümüyor, aksine içlerine çekiliyorlar. Bu yönüyle anlatı tutarlı ve kendi içinde dengeli. Ancak duygusal yoğunluk, her bölümde aynı etkiyi yaratmıyor. Bazı yerlerde metin akıyor, bazı yerlerde ise aynı duygunun etrafında biraz fazla oyalanıyor hissi veriyor.
Tarihsel arka plan romanın atmosferini destekliyor. Büyük dönüşümlerin, bireysel hayatların üzerine gölge gibi düşmesi anlamlı, fakat bu zemin zaman zaman hikâyenin önüne geçmeden de anlatılabilirmiş diye düşündüm. Yine de romanın dünyası, okuru bütünüyle dışarıda bırakmayan bir bütünlük sunuyor.
Kitabı bitirdiğimde geriye kalan, güçlü bir hikâyeden çok, tanıdık bir ruh hâli oldu. Ölmek Kolaydır Sevmekten, beni derinden sarsan değil, ama bazı cümleleriyle durup düşündüren, sakin bir okuma deneyimi sundu. Ne çok akılda kalan ne de kolayca unutulan… Ortada, kendi hâlinde bir roman olarak yerini aldı..