ilk olarak değerlendirmemi size sunmak istiyorum:
Kitabı aldığımda ve ilk sayfasının ilk satırını okuduğumda büyük bir iç çektim çünkü kitapta çok fazla Osmanlıca kelime kullanılacağını anladım. Bu yüzden kitabı edindikten sonraki ilk hafta hiç kitabın kapağını açmadım. Ama kitabı alma cesareti elimde olduğunda kitap aktı gitti. Osmanlıca kelimeler kullanılması normal geldi çünkü zaman Osmanlı dönemleri. Yine de daha az kullanılsaydı kafam bazı yerlerde karışmazdı.
Kitapta inanılmaz şeyler var. Mesela yeni bölüme geçtiğinde sanki farklı bir öykü anlatıyormuş gibi hissediyorsun ama inanılmaz bir şekilde bölümler birbirine bağlanıyor. Kitabı okurken çoğu yerde ağzım açık kaldı. İnanılmaz düşündürücü bir kitaptı. Şahsen kitabı okuduktan sonra ben de Bünyamin gibi olduğuma inandım. Belki de ben de birisinin düşlerinde oluşturduğu kimseydim ve benim bu kitabı okumamı sağlayarak kendisinin farkına varmamı istiyordur? Bu kitabı yazanın felsefe bölümü okumasına hiç şaşmadım. İhsan Oktay Anar
Kitabı tekrar 30'lu yaşlarımda okuyacağım :)