“İstediler, hayal ettiler, çalışıp mücadele verdiler ve haklarını aradılar. Onlara ’sivri’ de dendi, ’asi’ de, ’isyankâr’ da.
Taştan aşk, yokluktan varlık, hastalıktan sanat, haksızlıktan hak ve özgürlük çıkardılar. Yaşam sevinci, kararlılık, tutku ve cesaret ortak noktaları oldu. Şarkıdaki gibi kendi yollarından bir an olsun vazgeçmediler. Hepsi ama hepsi de içlerindeki ’gücü’ ilk hissettiklerinde daha çocuktular. Kadın olmanın, cinsiyetin de ötesinde ’insan’ olabilmenin mücadelesini verdiler.” (s. 12)