“Georges Ohnet’in Volonté’sini İrade adıyla çevirdi. ‘Çeviren: Bir Kadın’ imzasıyla çıktı kitap. Kimse inanmadı onun çevirdiğine, ‘Ya babası, ya kocası çevirmiştir,’ dediler. Erkeklerin egemen olduğu yazı dünyasında bir kadın olmak zordu. Onun döneminde ülkemizde kızlar okula gitmiyordu, ancak evde eğitim alabiliyorlardı. Kadının çalışma hayatına atılması gerektiğini vurgulayan ilk edebiyatçılarımızdan biri oldu.”
“Fakültede Türk-İslam Tarihi okudu ama sanata da yeteneği vardı. Devlet Konservatuvarı Opera bölümünü bitirdi. En önemli özelliği merakı ve çalışkanlığıydı. Altı yaşında Kuran’ı hatmetti. Sonraki yıllarda Kur’an-ı Kerim’i defalarca okuyarak anlamaya çalıştı. Ankara İlahiyat Fakültesine öğretim üyesi olarak atanan ilk kadın oldu.
(…)
Cumhuriyet gazetesindeki bir yazısında kadın haklarıyla ilgili en büyük devrimi İslamiyetin getirdiğini fakat yanlış yorumlarla Müslüman kadının en doğal haklarını yitirmiş olarak yaşamak zorunda bırakıldığını yazdı. Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine bağlı kalarak kadın haklarının savunucusu oldu. Tüm tehditlere rağmen yılmadan mücadelesine devam etti. Kadının bilinçlenmesinin, özgür birey olmasının önemini anlattı, laiklik karşıtlarına savaş açtı.
’İslamda örtünmek zorunlu değil, oruç tutmak zorunlu değil,’ dedikçe sesler yükselmeye başladı, tehdit telefonlarına dönüştü. 1990 yılıydı, Cumhuriyet gazetesi yazarıydı. Kapısı çalındı, bir bombalı paket onu bekliyordu. Orada hayatını kaybetti Bahriye Üçok . Gazeteyi arayan İslami Hareket Örgütü onu tesettür konusundaki düşünceleri yüzünden cezalandırdıklarını söyledi.”